2026 Adalar Yüzme Etkinliği (6 Eylül 2026)
28 Ağustosta havuz antrenmanlarını
bitirdik. Büyük olasılıkla 29 Eylülde yeni dönemi açacağız. Bir aylık arada Enka'nın
havuzuna giderim diye düşünüyordum ama sonra vazgeçtim. Bir aylık kara antrenmanını
iyi yaparsam, yüzmede fazla gerileme olmadan durumu kurtarırım diye düşündüm. Dört
gün İTÜ'nün kalistenik parkında İnanç Hoca (Alper ve Derya'da dahil oldular) ile
antrenman yaptık. Diğer günler, birbirimize uygun olmadığından İTÜ'de kara
antrenmanlarına son verdik. Kalan günlerde Darwin'de antrenmanlarımı yapacağım.
Salı günü Hulüsi telefonla
aradı. Adalarda, 15 kilometrelik bir program yapacaklarmış. Gelir misin diye
sordu. Bende asla dedim. Sonraki görüşmemizde, 9250 metrelik bir parkur
yapacaklarını söyledi. Parkur şöyle olacaktı: Bostancı'dan Kınalıada'ya tekne ile
geçilecekti. Kınalıada'dan yüzmeye başlayıp Burgazada'ya Burgazada'dan da
Heybeliada'ya yüzülecekti. Rotayı aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. Abimi
Yalova'ya götüreceğim, onun için gelemem dedim. Sonra düşündümki bu fırsatı
kaçırmayayım. Abimle Yalova'ya sonrada gideriz. Daha sonra Aslıhan'da gelmeye
karar verdi. Hulüsi'de bir gece önce bir düğüne katılması gerektiğinden, gelmekten
vazgeçtiğni telefonda söyledi.
Pazar sabahı erkenden kalkarak
hazırlıklarımızı yaptık ve 6:40'da Bostancı'ya geldik. İnce terlik, şort, tişort
ve mayo vardı üzerimizde, elimizde ise güvenlik balonu, bone, gözlük, telefon ve
akbil ile kredi kartı. Minimal eşya ile tekneye binmemiz gerekiyordu. Bostancı'da
iskeleye gelirken Zafer Abi'yi gördük. Programın organizatoru Zafer Abi'ydi. Daha
sonra diğer arkadaşlar geldi. Hemen hemen hepsiyle yeni tanışıyordum. Muhittin
ise Heybeliada'dan gelecekti.
Saat 8:00 civarında Kınalıada'daydık.
Toplam 12 kişiydik. Bone ve yüzme gözlüğümüzü taktık, diğer eşyalarımızı güvenlik
balonunun içine yerleştirdik. Atlayacağımız yer vapur iskelesinin yanıydı. Adalar
tarafından bir vapur gelince, onun gitmesini bekledik. Vapur gittikten sonra, suya
atladık, hemen ardından batı tarafından bir vapur daha geldi. Baktık iskeleye
yaklaşıyor, bizde açığa çıkarak vapurun iskeleye yanaşmasına engel olmadık. Toplu
yüzüşlerde genelde önce, geride kalırım. Kim hızlı, kim yavaş arkada kim kalıyor
onu gözlemlerim. Çoğunluğu yeni tanıdığımdan, nasıl yüzdüklerini bilmiyordum. Birisi
(Mehmet) bayağı geri kaldı. Bir süre beni takip edebilsin diye 100m önünde
yüzdüm, benim hemen 10m ilerimde de Muhittin yüzüyordu. Muhittin'in yanına
giderek geride birinin olduğunu söyledim. Arka tarafı Muhittin'e bırakarak, ön
gruba yetişmek için yüzmeye başladım. Zafer Abi'nin yanına gelerek arkada birinin
olduğunu söyledim. 100m ileride duracağım dedi. Durduğumuzda geride olanın, Mehmet
olduğu anlaşıldı. Zafer Abi, Mehmet'in iyi yüzdüğünü geride olmasının bir sebebi
olması gerektiğini söyledi. Geldiğinde de durum anlaşıldı. Muhittin'de kısa kollu
tişört vardı ve yüzmesini engelliyordu. Tişörtle parkuru bitirmesinin zor olduğunu
söyleyip, çıkarmasını sağladılar. Güvenlik balonunu tişörte bağlamış, sonra bir
çözüm buldular.
Kınalıada'nın güneydoğu ucuna geldiğimizde
mola verdik. Arkada iki kişi kalmıştı. Çoğunluk jel ve kuru yemişler ile birşeyler
atıştırdı. Ben beklerken yavaş yavaş üşüdüğümü hissedince, usuldan usuldan kurbağa
yüzmeye başladım. Aslıhan'da ayak vurarak benim yanıma geldi. Bu şekilde yüzerek
Kınalıada ile Burgazada'nın ortasına geldik. Tekrardan ara ara kurbağa yüzerek
Burgazada'nın güneybatı ucuna geldik ve karaya çıktık. Diğer ekip gelince tekrar
suya girdik. Burgazada'nın güney kıyısını yüzerken yine fark açıldı. Güneydoğu ucunda
tekrar karaya çıkarak ısınmaya çalıştım. Grubu görünce tekrar suya girdik ve
Heybeliada'nın güneybatı kıyısına doğru yüzmeye başladık. Burada tekne trafiği
biraz fazlaydı. Kontrollü bir şekilde karşı tarafa geçtik. Beş dakika sonra grupla
tekrar birleştik. Gelenler nereden çıkağımızı Muhittin'e soralım diyip bekleyince,
ben iyice üşüdüğümden devam ettim. Aslıhan ise benden önce yüzmeye devam etti. 100m
ilerimde Heybeliada Su Sporları Kulübü'nün yüzen dubasına çıktı. Biraz sonra da ben
çıktım. 10 dakika sonrada herkes karaya çıktı. Son 1000 metrede gerçekten çok
zorlandım. Isınmak içi karaya iki kere çıkıp, suya girmemiz daha da yıpratıcı
oluştu. Çıktıktan beş dakika sonra herşey eski haline döndü. Ara ara yoğun
denizanalarının olduğu bölgelerden geçerken, denizanalarının vücudumun çoğu
yerine değmesinden dolayı, yanma hissinden başka bir şey kalmamıştı. Şu anda da o
bölgeler tatlı tatlı kaşınıyor. Ekiptedeki saati olanların, ölçümlerinin ortalamasını
aldığımızda, 10km yüzmüşüz, üçbuçuk saat hareketli zaman geçirmişiz suda kalma
ortalaması ise beş saate yaklaşmış.
Heybeliada Su Sporları Kulübü'de duş alıp
giyindikten sonra Muhittin'in evine gittik. Eşi İlknur Hanım ile daha önceden
hazırladıkları çiğer kebabları, mangalı yakarak pişirmeye başladı. Bizleri çok
içtenlikle ağırladılar. Muhittin ve eşi İlknur Hanım'a misafirperverlikleri ve
samimiyetleri için ne kadar teşekkür etsek azdır. Çayımızı içip, dondurmamızı yiyip,
sohbetimizide yaptıktan sonra 16:25 teknesi ile Bostancı'ya hareket ettik. Yüzmenin sonunda biraz zorlansakta güzel bir günü daha bitirmiş olduk.
Sevgi ve saygılarımla...