2026 TYF-Uluslararası Masterlar Kamil Köseoğlu Anısına Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası (Uzun Kulvar) (06-08 Şubat 2026, Adana)
Bu yılın ilk havuz yarışı Kamil Köseoğlu
anısına yapıldı. Kamil Abi'yi Galatasaray Ergun Gürsoy Olimpik Yüzme Havuzu'na teknik
destek için giderken tanıdım. Soyunma odasında bol bol sohbet etmiştik. Daha önce, yalnızca
yarışlarda görmüşlüğüm vardı. En son Singapur'da düzenlenen dünya yüzme şampiyonasına
gideceğinden bahsetmişti. Maalesef kısmet olmadı. Antrenman yaparken fenalaştığını
ve vefat ettiğini öğrendik. Yakınlarının ve yüzme camiasının başı sağolsun.
Bu yarışa okul programının yoğunluğundan
katılmak istemiyordum. Hulüsi'nin teklifi ve Kamil Abi'nin hatıratı için katılmaya
karar verdim. Çarşamba günü Hulüsi ile Adana'ya geldik. Kiraladığımız araba ile
önce, Adana'nın kuzey doğusunda ve 70km uzağında bulunan, Kozan İlçesi'nde yer alan Anavarza
Ören Yeri'ne gittik. M.Ö. 1. yüzyılda Romalıların geliştirdiği kent, ülkemizin
topraklarının ne kadar büyük tarihsel geçmişe sahip olduğunu, bir kez daha
bana gösterdi. Düzlükte kurulan kentin yanındaki Anavarza Dağı'ndaki
(tepede denebilir) Anavarza Kalesi'ni de gezmek için gözüme kestirdim.
Hulüsi'yi ikna ederek, kaleye doğru tırmanmaya başladık. Ara ara
vazgeçmekte istedim, ama Hulüsi'ye söylemedim. Yürüdükçe kolaylaşıyordu. Ben
çıkalım demeseydim, Hulüsi çıkmayacağını söylemişti. Nerdeyse 2100 yıl
önce insanların taşları oyarak merdiven oluşturduğu bu patika yoldan
yürümek bile insanı heyacanlandırıyordu. Kaleye çıkmak, beklediğimden
daha kolay oldu. Kalenin bazı noktalarından aşağı bakmak ürkütücüydü. Yükseklik
korkum depreşiyordu. Anavarza Ören Yeri'ni gezdikten sonra plan Adana'ya
35km uzaklıktaki Yılan Kalesi'ni gezmekti.
Anavarza Ören Yeri'ne giderken Yılan
Kalesi'ni arabadan görmüştük. Bu iki kale biribirlerinin görüş alanları içindeydi.
Anavarza'dan dönüş yolunda, yol haritasında (navigasyon) Yılan Kale'yi
işaretlediğimizde bizi Yılan Kale Köyü'ne götürdü. Köyde, bahçesinde çalışan kadına
kaleye nasıl çıkacağımızı sorduğumuzda, rotayı çok güzel anlattı. Saat 16:15
olmuştu. İyiki önce Anavarza Ören Yeri'ne gitmişiz. Saat 16:00'dan sonra (herhalde
kışın yazıyordu) arabayla yolun yarısına kadar gidilmesine izin veriliyormuş. Aksi
halde çok yürümemiz gerekecekti. Arabayı park ettiğimiz yerden kaleye kadar
tahtadan güzel bir yol yapılmıştı. Kaleye kadar çıkması rahat oldu. Fakat kalenin
içine girmek ve daha yükseklere çıkmak zorlayıcıydı. Ortaçağda Bizanslılar
tarafından yapılan bu kaleyi de gezdikten sonra kebap yemek için Adana'ya geri döndük.
Adana'da Çukurova Üniversitesi
Konukevi'nde kaldık. Yerleşim yeri olarak güzel bir alandaydı. Perşembe günü sabah
erkenden kahvaltımızı yapar Adana'nın içindeki tarihi yerleri gezeriz diye düşünmüştük. Ama
erken kahvaltı yapabileceğimiz yer yoktu. Şehrin içinde bir saat gezdikten sonra 8:45'de
kahvaltıya başladık. Keyifli ve bol sohbetli kahvaltıdan sonra, eski şehir bölgesine geldik.
Taş Köprü, Kazancılar Çarşısı, Yağ Camii, Ulu Camii ve yakın civarı gezdik. Bir gün sonraki yarışlara
hazırlanmak için yarışın yapılacağı havuzda antrenman yapmağa gittik. Havuzda çocukların antrenmanları devam
ediyordu. Bir iki kulvar ayırarak bizlerinde antrenman yapmasına olanak verdiler. Normalde
o saatte havuzun boşaltılması, masterlara ayrılması gerekiyordu. Havuzdan sonra, tekrar
kebap yemek için değişik kebabcıları denedik. Titiz biri olarak, temizlik konusundaki
hassasiyetimden dolayı zor anlar yaşadım😊. Kıllı ve çıplak ellerle yapılan salataları
görünce salata yemedim. Kebablar ateşte piştiğinden onları gözardı ettim😊. Müze Kebap
mekan konsepti ve temizliğiyle bizi rahatlattı.
Cuma günü, sabah Hulüsi'nin 200m kurbağa yarışı
vardı. Önce Hulüsi'yi havuza bıraktım. Sonra da Aslıhan, Eren ve kayınvalideyi havaalanından
almaya gittim. Onları da konukevine yerleştirdikten sonra Hulüsi'yi alarak kebapcıya
gittik. Hulüsi, öğleden sonra yapılacak olan 800m serbest yüzme yarışına, girmeyeceğini
dinleneceğini söyledi. 200m kurbağa yarışının kötü geçtiğini, kalelere çıkmaktan dolayı
bacaklarının çok ağrıdığını söyledi. İki gün bu bacak tutulmasını yaşadı. Benim de 800m
yarışım beklediğimden kötü geçti. Sürem bana göre çok kötüydü: 12:47.95. Havuz bana biraz
uzun gelmişti😊. Veya kebap yemekten, yüzemedik😊.
Cumartesi sabah seansında 200m karışık ve
akşam seansında 400m serbest yüzdüm. Derecelerim pek parlak değildi. 200m karışık 2:26.69
ve 400m serbest 6:10.14 ile yüzüldü.
Pazar günü sabah seansına, iki yarış
yazmıştım. 200m serbest ve 200m kelebek. Sırt ve Kelebek en kötü branşlarım olmasına
rağmen 200m kelebek yazmamım sebebi, kelebek rekorunu kırabilme umudumun olmasıydı. Giriş
listesinde gururumuz Ahmet Nakkaş'ın adını görünce yüzmeye gerek olmadığını düşündüm. Ama
sonra Ahmet Nakkaş ile aynı kürsüde olma gururunu yaşamak için katılabilirim diye
düşündüm. 200m serbest yarışında da iyice yorulunca bu düşüncemden vazgeçtim. Ahmet
Nakkaş'a 100 metreme yetişemeyeceğinizden dolayı yan kulvarınızda yüzmekten vazgeçiyorum,
rahat rahat yüzün espirisini yaptım. 200m serbest yarışımın sonucu da beklediğim
gibi değildi: 2:54.90. Yarışları tamamlayarak son kebabımızı yemek için
Seyhan Baraj Gölü'ne gittik.
Her günün kıymetli olduğu bu dünyada
bir haftasonunu da böyle geçirdik. Sonrasında yoğun bir tempoda özel ve iş hayatına
daldık, bunları yazmayada ancak zaman bulabildim.
Sevgi ve saygılarımla...