| Sayfa:
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 23 May 2025 Saat 15:46pm
|
2025 TYF-Uluslararası Masterlar Yüzme Şampiyonası- ATATÜRK'Ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (Kısa Kulvar) (16-18 Mayıs 2025, Antalya)
Şile'de sahip olduğumuz mütavazi evi harap
durumdan kurtarmak için geçen sene bir usta ile anlaştık. Neredeyse bir seneyi bulan yenileme
çalışmaları beni çok yordu. Güvenilir görünen ustada güvenilmez çıkınca Ocak ayında, alınan
yeni eşyalar ve montajları için üç gün buz gibi evde çalışmak zorunda kaldım. Sonrasında da
zatürre olmuşum. Beş gün hastanede yattım. İTÜ Matematik Mühendisliği'nden mezun, triatlonlara
katılan, takımımızda yüzen abimiz Hasan Özer'de bir iki hafta önce zatürre olmuştu. Yine
takımımızda yüzen sevgili doktoromuz Özlem Kaplan, Hasan Abi'yi yatış için ne kadar zorladıysa
da Hasan Abi, yatış yapmamış ve yaklaşık beş gün sonra vefat ettmişti. Hepimiz, bu beklenmeyen
ölüm ile şok olmuştuk. Bende zatürre olunca sevgili doktorumuz Özlem Kaplan'ı dinleyip hemen
yatış yapmıştık. Benden bir gün sonra da yine takımdan arkadaşımız Okan Çam, zatürre teşhisi
ile yatış yaptı. Hastalığına, Berlin'de 5 km soğukta koşması sebep olmuş olabilirdi. Beraber
hastanede kader birliği yaptık ve birer gün ara ile taburcu olduk. Hastanede ziyaretime gelen
bütün takım arkadaşlarıma buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Yeni yaş grubuna (60-64) girdiğim bu
sene, bir hafta sonra yapılacak olan ve heyacanla beklediğim, Edirne'deki yüzme şampiyonasına
katılmamıza, doğal olarak doktorumuz izin vermedi. Oysa ki ne kadar da hazırlanmıştım. Zatürre
öncesi ve sonrası yaklaşık bir ay yüzememiştim. Üç hafta bir ay arasında eski formuma
kavuştum. Antalya'da yapılacak ve bu yaş grubunda, yarışacağım ilk yarış olacak olan TYF
Uluslararası Kısa Kulvar Atatürk'ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı Yüzme Yarışması'nı sabırla
bekledim. Hedefim, bu yarışmada, en iyi derecelerimi yapmaktı.
Yarışa bütün ailecek araba ile gittik. Eskisi
gibi, uçak ile gitmek maddi olarak uygun değildi. Takımdan yarışa gelen fazla kişi yoktu (Yeşim,
Iraz, Benil, Neslinur, Birke, Hulüsi, İsmail, Umut, Oğuz, Can, Barış). Çoğunluk aynı otelde
kaldık. Akdeniz Üniversitesi havuzu ile Gençlik ve Spor Bakanlığının havuzunu karıştırdık, ama
yakın olduğundan hemen doğru havuzu bulduk. İlk yarışım 200 kurbağayı 3:30.08 ile yüzerek yaş
grubumda dördüncü oldum. Öğleden sonraki seansta 800m serbesti 11:59.34 ile yüzerek en iyi
derecemi elde etmiş oldum. Derecemi 17.17 saniye daha geliştirmişim. Grubumda da birinci
oldum. İkinci gün sabah 100m karışıkta 1:34.17'lik süre ile yine en iyi derecemi yapmış
oldum. Grubumda ikinci oldum. Öğleden sonraki seansta 200m karışığı, 3:23.60 ile yüzerek
bir kere daha en iyi derecemi elde ettim ve grubumda birinci oldum. Pazar sabahı yarışım
yoktu. Sabah erkenden denizde 15-20 dakika arası yüzdükten sonra kahvaltımı yaptım. Daha
sonra Eren ile birlikte denize girdik ve birazcık çırpındık. Öğleden sonraki seansta 200m
serbest yarışına katıldım. 2:45.69 ile yine en iyi derecemi yaptım ve grubumda ikinci oldum.
Yüzme derecelerimin iyileşmesinde önemli
katkıları bulunan iki insandan bahsetmeden edemem. Yıllardır takımımızın antrenörü Barış
Çakır'ın üzerimde emeği çoktur. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Teknik bilgilerinden
çok yararlandığım, Avrupa ve Dünya rekortmeni Serkan Atasay'a verdiği değerli fikirlerinden
dolayı çok teşekkür ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 23 May 2025 Saat 17:52pm
|
2025 TYF-Uluslararası Masterlar Açık Su Yüzme Yarışları (19 Mayıs 2025, Antalya)
Kısa kulvar havuz yarışlarından
sonra, 19 Mayıs'ta federasyonun düzenlediği açık su organizasyonunda, 1500 ve 3000
metre yarışları vardı. Aslıhan 3000 ve ben 1500 yarışına katılacaktık. Takımdan
da ben ve Neslinur dışında herkes 3000m yarışına katıldı. Reglemanda yarışın 8:00'de
başlayacağı yazıyordu. Sonra, değiştirip 10:00'da başlayacağını içeren başka bir
reglaman, yarışların olduğu günlerde ortaya çıktı. Bu durumda yarışa
katılmayacaktık. Neyse ki, teknik toplantıda yarışın 8:00'de başlayacağı teyit
edildi. Yarış günü, hava ve deniz çok güzeldi. Yarışı 27:41.86'lık süre ile
üçüncü bitirdim. Yarıştan hemen sonra otele gelip kahvaltı yaptık. Kahvaltımızı
bitirir bitirmez doğrudan İstanbul'a hareket ettik.
Sevgilerimle...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 08 Jul 2025 Saat 07:03am
|
2025 İTÜ Master Takımında Değişim
16-18 Mayıs 2025 tarihlerinde Antalya'da yapılan TYF-Uluslararası
Masterlar Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda, yarışmalara katılırken, takım antrenörlerinden Burak Hoca'nın işine
son verildiğini öğrendik. Aynı zamanda, takıma yeni antrenörler alındığını, Barış Hoca'nın baş antrenörlüğünün
sonlandırıldığını ve daha sonraları Ege ve Arel hocalara mobing uygulandığını öğrendik. Mobing olaylarının
dayanılmaz hale gelmesinden dolayı Barış Hoca başka çözümler aramaya başladı. Nihayetinde, haziran ayı
sonlarında Haliç Üniversitesi'nin havuzu ile anlaşmaya varıldığını duyurdu. Şartlar ve sözleşme kesinleşince
takıma duyuru yapıldı. Master takımdan 40 kişi Barış Hoca ile Haliç Üniversitesi havuzunda antrenmana
devam etme kararı aldı. Temmuz ayı itibari ile Haliç Üniversitesi yüzme havuzuna geçildi. Diğer yaş
gruplarından da kaç kişinin Haliç Üniversitesi yüzme havuzuna geçtiğini bilmemekle beraber, büyük çoğunluğun
geçtiği belli oluyordu.
Yönetimin yaptığı bu uygulamalar çok haksız görünüyordu ve
bu geçişin yönetime önemli bir uyarısı olacaktı. Diğer taraftan ise İTÜ Master Yüzme Takımı'nın geleceği
karanlık görünüyordu. Takım kuruculuğundan beri kaptanlığını yaptığımdan dolayı İTÜ'de kalmaya devam
ettim. Benden başka takımda kalan yoktu. İlk gün tek başıma antrenmana geldim. Takım antrenörü olarak
Tuğberk Hoca'yı atamışlardı. Güzel bir antrenman oldu. Bazen değişim güzel oluyor. Daha sonra
buradaki yöneticilerle görüştüğümde, bir değerlendirme yapıldığını, bunun için bir danışman atandığını
söylediler. Yapılan denetimde yetersizlikler olduğunu, sporcu yönetiminin ve havuz kaynaklarının verimli
kullanılmadığını belirttiler. Gerekli kolaylığın gösterilmesine rağmen, dirençle karşınalındığını ve
sonuçta sürecin bu aşamaya geldiğini bildirdiler. İki tarafı dinlediğimde, ortak kesişim noktalarındaki
konular hariç, diğer konularda haklılık payını anlamam elimdeki verilerle zor olduğundan, konuyu
burada kapatıyorum.
Evet, yeni döneme bu şekilde girmiş olduk. Bu takım kurulurken
uzun soluklu olmasını dilemiştim. Umarım bu beklentim gerçekleşir. Bunun için elimden geleni yapacağım.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 08 Jul 2025 Saat 18:35pm
|
2025 Beykoz Açık Deniz Yüzme Yarışı (06 Temmuz 2025, İstanbul)
Beykoz Belediyesi'nin düzenlediği Beykoz Açık Deniz
Yüzme Yarışı'na 2023 yılında katılmıştım. Geçen sene yarış yapılmadı. Bu sene, yapılacağını Hulüsi
duyurunca hemen 1500 metreye kayıt oldum. Aslıhan'da kayıtını yaptı.
Pazar günü, güzel bir havada yarışın yapılacağı
alana, ailecek geldik. Uzun süredir görmediğimiz yüzücü arkadaşları görmek ve hasret gidermek
güzeldi. Daha önceki yıllara göre bütçeden bayağı kısıtlama olduğu görülüyordu. Yarış, hemen
hemen yazılan saatte, 10:00 civarında başladı. Düzensiz başlayan bir başlangıç çıkışında, sonlarda
olunca ilk 100 metre dayak yiyerek ve atarak başladı. Bu grubu geçiş sonrasında, kimsenin
geçmediği, benim ise 10-15 arası kişiyi geçerek bitirdiğim bir yarış oldu. Çıkarken numaramı
yazmazlar veya yanlış yazarlar diye söyledim. Ama farkeden bir şey olmadı.
Eren, denizde yüzmek isteyince onunla da biraz
denize girdim. Su soğuk olduğundan fazla yüzmeden çıktık. İlk defa bana "Baba, bana yüzme öğretsene"
dedi. Bu sene ilk defa ENKA'ya yüzme ve jimnastik yapması için yaz okuluna gönderdik. Orada yavaş
yavaş öğrenir diye ben fazla mudahalede bulunmadım. Eren'e matematik ve yüzmede baskı yaşamaması
için, kendi sormadıkça veya istemedikçe yardım etmiyorum. Hayatını tamamen kendinin
şekillendirmesini istiyorum. Tecrübe ve rehberliğime ihtiyaç duyduğunda ise her zaman
yanında olacağım.
Yaş gruplarına göre madalya verilmeyeceğini
öğrenince, alandan ayrılıp Gümüşsuyu'da bizim aile ve Hulüsi, Esra ile kahvaltı yaptık. Akşama
yarış sonuçları açıklanınca ismimin olmadığını gördüm. Önceki yaşadıklarımdan dolayı
şaşırmadım. Benden sonra çıkanların derecelerine bakarak, sıralamada 12. veya 13. sırada
olmam gerektiğini gördüm. Aslıhan ise kadınlarda 8. Sıradaydı.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 17 Agu 2025 Saat 07:55am
|
2025 Boydan Boya Boğaziçi Yüzme Etkinliği : Anadolu Feneri- Kız Kulesi (Salacak) (12.07-17.08.2025)
Geçen sene 29 Temmuz 2024 tarihinde Boğaziçi yüzmelerini ayarladığımız
whatsapp grubuna
"Çekirdek kadro, Riva-kızkulesi arasında yüzmeye ne dersiniz. Tahmini program şu şekilde olabilir:
- hafta pazar: Riva- Anadolu Feneri (6km)
- hafta pazar: Anadolu Feneri- Anadolu Kavağı (8km)
- hafta pazar: Anadolu Kavağı- Beykoz (5km)
- hafta pazar: Beykoz-küçüksükasrı(9km)
- hafta pazar: Küçüksu kasrı-Kuzguncuk (6km)
- hafta pazar: Kuzguncuk-Kız kulesi (4km)
Sonu bilerek kısa, bilmediğimiz ve üsküdarda gemi trafiğinin çok olduğu yer olduğundan"
şeklinde bir mesaj attım. Zaman aralığı programa uymadığı için uygulayamadık. Bu seneye erteledik. Kuzey bölgelerindeki
yüzme için Hakan Komutan'ımızdan yardım istedik. Sağolsun çok emek vererek güzel programlar ayarladı.
12 Temmuz 2025 tarihinde saat 6:00'da Poyrazköy'de buluştuk. Hakan
Komutan'ımızın ayarladığı tekne ile yola çıktık. Deniz çalkantılı olduğundan fazla ileri gitmedik. Anadolu
Feneri'den suya atladık. Kuvvetli akıntı ile hızlıca Poyrazköy'e yüzdük. Daha sonra kahvaltı ve gezinti yaparak günümüzü değerlendirdik.
27 Temmuz 2025 tarihinde kaldığımız yerden yüzmeye devam etmek
için 5:45'de Beykoz'da buluştuk. Hakan Komutan'ımızın ayarladığı iki tekne ile Poyrazköy'e doğru yola çıktık. Birinci
tekneye biraz daha hızlı olanlar bindi. Üçüncü köprüyü biraz geçince ikinci teknedekiler yaklaşık 7:20'de suya
atladılar. On dakika sonra birinci teknedekiler suya atladılar. Su soğuk olduğundan hızlı yüzmeye başladım. Tekneler
ve bizim grupta Barış Hoca olduğundan arkayı toparlamaya çalışmadım. En önde yüzerek yaklaşık 30-45 dakika
arasında birinci grubu yakaladım. Yine en öne geçerek yüzmeye devam ettim. Sonlara doğru, Umut ve Barış Hoca ile
beraber yüzdük. Artık hepimiz üşüdüğünden eski Sümerbank Fabrikası'nın oralarda tekneye çıkmaya karar verdik. Saat
ona doğru yaklaştığından insiyatif alarak herkesi sudan çıkarttık. Kahvaltımızı Beykoz Koru Tesisleri'nde
yaparak dağıldık. Ayrıca yer yer yoğun olarak deniz anası vardı. Bir gün sonra boyun altım ve kollarımın altı
kırmızı kabarmıştı. Müthiş bir kaşınma yaşadım.
10 Ağustos 2025 tarihindeki buluşma yerimiz Anadolu
Hisarı'ıydı. Hazırlıklarımızı yaparak üç araba ile Beykoz'a geldik. Muhteşem bir havada denize atladık. Aynı
şekilde Boğaziçi'de muhteşemdi. Suyun sıcaklığı çok uygun ve deniz anası yalnız bir taneydi. Onunla da yalnız
ben tanıştım ve öpüştük. Grupta yalnız İrina çok yavaştı. Volga'da 5 km yarışınca, boğazda yoruldu
herhalde 😊. Başta çok kısa bölüm İrina'nın yanına geldim. Hulüsi'de gelince, ön gruba geçtim. Paşabahçe
açıklarında fark açılınca klavuzluk için İrina ve Hulüsi'yi bekledim. Öndeki grup iyice farkı açtı. Bu durumda
bende tamamen durdum. Hakan Komutan ve Güray'da ön gruptan ayrılarak benimle bereber beklediler. Ön grup Kanlıca
açıklarında bizi bekledi ve burada bütün ekip topluca yüzmeye başladık. İkinci köprü altına yaklaştığımızda
artık herşey kolaydı. Küçüksu İskelesi'nden çıkışımızı yaptık. Kahvaltı, Sabancı Öğretmenevi'nde
yapılacaktı. Bir gün öncesinde Eren durmadan kusunca Beykoz Devlet Hastanesi'ne götürmüştük. Kan değerlerinin
çoğu referans dışı çıkınca karın ultrasonu çektirmek gerektiğini, bu yüzden tam teşekküllü bir hastaneye
sevk yapılacağını söylediler. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk yaptılar. Akşam 23:00'te Eren
kendine geldi. Gece Aslıhan yanında kaldı. Bu yüzden bende kahvaltıya kalmadan Eren'in yanına geldim. Evde
kendine gelmiş ve keyfi yerindeydi.
Geçen sene planladığımız haftalık rotalarda, doğal olarak değişiklikler
yapmak zorunda kaldık. Örneğin Riva'dan hareket etmemiz olanaksız hale gelmişti. Poyrazköy'den tekne ile
açıldığımızda denizin çalkantılı olması Anadolu Feneri'nden daha fazla ileri gitmemize olanak tanımadı. Buna benzer
birkaç tane daha değişiklikler yaptık. Anadolu Hisarı-Kuzguncuk hattı daha önce ilk haftalarda yüzüldüğünden, bu hattı
tekrar sıralamaya koymadık. Bunun bir sebebi de Kanlıca(Çubuklu)-Kuzguncuk rotasını daha önce çok yüzmemizdendi. Son
rotamızı 17 Ağustos 2025 tarihinde Kuzgunguk-Kızkulesi(Salacak) arasında tamamladık.
17 Ağustos saat 5:30'da 16 kişi Salacak'ta buluştuk. Dört araba
ile Kuzguncuk'a geldik. Bu rotayı ilk defa yüzüyor olmamız sebebiyle, toplu yüzmemiz gerektiğini, önde ben ve Hakan
Komutan'ı kimsenin geçmemesi, arkada da Efe ve Hulüsi'nin gerisinde kimsenin olmaması gerektiğini söyledim. Akıntının
olmasına rağmen Boğaziçi havuz gibiydi. Üsküdar'a geldiğimizde bir tekne hareket etmeye başladı. Durup
toplanarak teknenin geçmesini bekledik. Sonra güvenli şekilde Şemsi Paşa Camii'ne doğru yüzmeye başladık. Bu
aşamadan sonra akıntı biraz daha hızlandı ve muhteşem asaletiyle Kız Kulesi göründü. Kız Kulesi'ne yaklaştığımızda
sola doğru akıntının çok kuvvetli olduğunu gördük. Kız Kulesi'ndeki iskleleye zor tutunduk. Müthiş bir akıntı
vardı. Kız Kulesi'ne çıkarmamızı yaptık😊. Biraz sonra, içerken uykulu gözlerle güvenlik görevlisi çıktı. Ayrılmamız
gerektiğini söyledi. Güvenlik balonuna koyduğum telefonumu çıkararak fotoğraf çektik. Kız Kulesi'ne gelmemiz 31 dakika
sürdü. Hemen hemen çok az kulaçla gelmiştik oysaki. Whatsapp grubunda da açıklamalarda Kız Kulesi'ne varmamız 30-35
dakika arası yazmıştım. Herşey tam planlandığı gibi oldu.Açığa sürükleyen çok yoğun akıntıyla Kız Kulesi'nden
ayrıldık. Akıntının çaprazına kuvvetli kulaçlar ile Salacak'a çıktık. Burada da toplu fotoğraf çektirdik.
Kahvaltı için hep birlikte Kuzguncuk'a geldik. Fırından aldığımız yiyecekler
ile Kuzguncuk Cep Parkı'nda kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı süremiz yüzdüğümüz zamanın neredeyse 1,5 katıydı. Saat 8:10'da ayrıldık.
Boydan boya yüzme etkinliğimizi, güzel bir parkur ile
sonlandırdık. Boğaziçi'nde yüzmek çok büyük bir ayrıcalık. Bütün yüzüşlerimizde güvenliği en üst seviyede
tutmaya çalıştık. Sabahın çok erken saatinde suya girdik, güvenlik balonlarımızı hiç eksik etmedik, yüzerken
tekne trafiğine dikkat ettik, çok ortalara gitmedik, bazı rotalarda tekne eşliğinde yüzdük. Fakat
maalesef, bazı gruplar, çok tehlikeli şekilde boğazda yüzüyorlar. Karşıdan karşıya geçmeler, tekne
trafiğinin olduğu saatte suya girmeler, güvenlik balonu kullanmamak gibi olmayacak şeyler yapıyorlar.
Bunlar yüzünden, boğazı tamamen yüzmeye kapamak yerine, umarım yüzmeye olanak tanıyan kurallar
getirilir.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 25 Agu 2025 Saat 12:23pm
|
2025 Boğaziçi Yüzme Yarışı (24 Ağustos 2025, İstanbul)
Bu sene 37. si yapılan Boğaziçi Yüzme Yarışması'na, elemelerden
geçerek katıldım. 21 Haziranda Kartal'daki Hasan Doğan Spor Kompleksi'nde yapılan elemelerde 800
metreyi 12:29.74 ile tamamlayarak 50m'lik havuzda en iyi derecemi elde ettim.
Yarıştan önce yüzeceğim rotayı belirlemiştim. Bu
rotayı, uzun zamandır esen poyraz rüzgarına göre planlamıştım. Cuma günü hava lodosa döndü, Cumartesi
ise durgunlaştı. Pazar sabahı, yani yarışın başladığı gün yavaş yavaş rüzgar poyraza döndü. Cumartesi
akşamı planlarımı değiştirdim. Yarış sabahı Kuruçeşme'deki akıntıya bakarak tekrar plan değişikliği
yaptım. Kuruçeşme'den Kanlıca'ya vapurla geçerken tekrar plan değişikliği yaptım. Son olarak suya
atladığımda da çok farklı olmasada bir kere daha planımı değiştirdim.
Pazar sabahı 6:00 sularında uyandım. Bir yumurta, bir
dilim ekmeğe sürdüğüm tereyağı ve kendimin yaptığı dut marmelatını yiyerek kahvaltımı yaptım. Aslıhan
ile sabah 7:00 civarında yola çıktık. 7:30 gibi Kuruçeşme'deydik. İTÜ takımının bir kısmı her zamanki
ağacın altına gelmişlerdi. Sohbet ve fotoğraf çektirdikten sonra vapura bindik. Üç bine yakın yüzücüyü
üç vapur ile Kuruçeşme'den Kanlıca'ya götürdüler. Kanlıca'da yarışın başlama saatini (10:00) beklerken
batıdan yağmur bulutları gelmeye başladı. Kısa bir süre sonrada yağmur yağmaya başladı. Vapurda üşüdük
ve hemen kapalı alana geçtik. Yağmur 5-10 dakika arasında durdu. Önce birinci gemiyi, sonra ikinci sonrada bizim gemideki yüzücüleri suya
bıraktılar. Ben de hemen hemen son atlayanlardandım. Saat kaç olmuştu bilmiyorum ama epey zaman geçmişti.
Suya atladıktan sonra 45 derecelik açı ile orta
kanala doğru yüzdüm. İkinci köprünün ortasından Rumeli Hisarı'nın sağına yakın yüzmeye çalıştım. Buradan
Rumeli Hisarı kıyısına paralel yüzmeye devam ettim. Bebek Koyu ile Kandilli Burnu arasından devam ettim.
Hisar'ı geçtiğim sırada önümde bir kadın yüzüyordu. Yaklaştıkca Aslıhan'a benzediğini farkettim. Mayosuda
benziyordu. Dokunayım beni görsün diye düşündüm, ama iyice emin olayım dedim. Su altından iyice eğilip
yüzüne bakınca Aslıhan olmadığını farkettim. Sonra yoluma devam ettim. Akıntı Burnu'na yaklaşmak
istedim ama başaramadım. Yaklaşık 300m açığından geçtim. Buradan Avrupa kıyısına paralel yüzdüm. Akıntı
az olduğundan bir türlü varış noktasına yakın tepedeki büyük bayrak direğine yaklaşamadım. İçerimi
girsem, ortayamı geçsem karar veremeden yoluma devam ettim. Sonunda bayrak direğine vardım (yani tam
paraleline geldim). Hedefe 45 derecelik açı ile yüzmeye devam etim. Ters akıntının olmadığını aksine
akıntının hızlandığını farkettim. Var olan bütün kuvvetimi kullanarak merdivenlere vardım ve yarışı
bitirdim. Çipimi teslim edip havlumu aldıktan sonra hemen duşlara gittim. Dörtlü duşlarda dört kişi
şampuan kullanarak duş alıyorlardı ve sohbet ediyorlardı. Bekledim ayrılacakları yoktu. Yan taraf
boşalınca duşumu alıp bitirdiğimde bu grup daha duş almaya devam ediyordu. Saygısızlık toplumun her
katmanında kendini gösteriyordu.
Çantamı almaya gittiğimde Sayra'yı
gördüm. "Beni nasıl gördün" dedi. Ne dediğini anlayamadım. Kafamda ne demek istiyor diye
düşünürken, "suda bana baktın ya" dedi. Aslıhan'a benzettiğim kişi, meğersem Sayra'ymış. Tam
enerjisi düştüğü sırada, tekrar benimle yüzdüğünü söyledi.
Sonuçları öğrendiğimde şaşırdım. Grubumda 104
yarışmacı içinde 4. olmuştum. İlk üçte yabancılar vardı. Süre: 1:13:26. Daha sonra takımın çoğunluğu
ile Arnavutköy'de yemek yedik ve sohbet ettik.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 31 Agu 2025 Saat 21:42pm
|
2025 Çanakkale Yüzme Yarışı (30 Ağustos 2024, Çanakkale)
24 Ağustosta katıldığım Boğaziçi Yüzme
Yarışı sonrası hiç yüzmedim. Asya'dan Avrupa'ya yüzmüştük kaldığımız yerden şimdi 30 Ağustosta
Çanakkale'den Avrupa'dan Asya'ya yüzecektik. Perşembe günü Şile'deki eve gittim. Ustanın
yapmadığı, yarım kalan işleri halledeyim dedim. Su boruları, vanalar ve derz dolgusu ile
gerekli malzemeleri aldım. Akşama kadar epey iş yaptım. Eve geldiğimde saat 10:00'du.
Cuma erkenden ailecek yola çıktık. Malkara'yı geçince takım arkadaşları ile geçen sene
kahvaltı yaptığımız yerde buluşup kahvaltı yaptık. Oradan Eceabat'ta kalacağımız otele
hareket ettik. Saat 15:00 feribotu ile Çanakkale'ye geçtik. Hemen yarış çantalarımızı
aldık. Yemeğimizi, tatlımızı yedikten sonra küçük bir grup 18:00 feribotu ile Eceabat'a
geçtik. Akşam huzursuz bir gece geçirdim. Havanın sıcak olmasından dolayı klima aç kapa
ve sonrasında öksürük nöbeti, daha sonrasında Eren'in annesinin yanında yatması, benimde
Eren'e getirilen yatakta yatmak gibi problemler yaşadım.
Cumartesi sabahı 5:15'de kalkarak duş
aldım. 6:00'da kahvaltıya indim. Bir yumurta ve bir dilim yağlı, ballı ekmek yedim. Emanet
çantalarımızı Hakan Komutan'ımızın arabasına koydum. Eren'i Elif ve Ebru'ya teslim ettik.
8:00 civarında yürüyerek yarışın başlangıç noktasına geldik. Yarış başladıktan sonra sonlara
doğru suya girdim. Bu sene İstanbul Boğazı'nda yaşanan Rus yüzücünün kaybolmasından sonra
getirilen güvenlik balonu zorunluluğu hoşuma gitmediysede yine de çok büyük engel oluşturmadı.
Balonun içine gözlük, tişört, terlik ve cep telefonumu koydum. Ağırlık yaptımı emin olamadım.
Rotamı sonuna kadar iyi ayarlamışken son kısımda hata yaptım ve varış yerinin sağında kaldım.
Çimenlik Kalesi'nden varış noktası olan iskelenin soluna doğru, akıntıya karşı yüzmek zorunda
kaldım. 1:11:04 süre ile yarışı tamamladım ve grubumda 4. oldum. Bu sene iki boğazda da 4. lük
ile yarışmaları tamamlamak ve sürelerin benzer çıkması ilginç oldu.
Tekrar tatlımızı yiyerek, Eceabat'a
geçtik. Otelden çıkış yaparak sahilde balıkçıda topluca balığımızı yedik ve Sayra'yıda
alarak İstanbul'a hareket ettik.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 20 Sep 2025 Saat 23:14pm
|
2025 Kartal-Büyükada Yüzme Etkinliği (20 Eylül 2025)
(2020 Caddebostan-Kınalıada Yüzme Etkinliği (26 Eylül 2020))
Bugün (20 Eylül 2025) Kartal'dan Büyükada'ya
yüzdük. Daha önce yüzdüğümüz Caddebostan-Kınalıada arasındaki yüzüşümüz aklıma geldi. Sonra
farkettim ki bir yere not almamışım. Tarihini tam hatırlayamadım. Kaydettiğim fotoğraf ve
whatsapp yazışmalarından, yüzdüğümüz tarihin 26 Eylül 2020 olduğunu gördüm. Unutulmaz
güzellikte bir etkinlik olmuştu. Pandemi başlamış ve biz boğaz yüzmelerine ağırlık
vermiştik. Caddebostan-Kınalıada arasında yüzenler olduğunu duyunca, bizde böyle
bir etkinlik yapalım dedik. Bir tekne ile anlaşarak, 26 Eylül 2020 tarihinde
15-16 kişilik bir grup ile Caddebostan'dan Kınalıada'ya yüzdük. Benim için inanılmaz
bir yüzüştü. Denizin yarım ile bir metre altında rengarenk denizanalarına bakarak
yüzmekten çok keyif almıştım. Sonrasında ve şu anda bile hiç unutmadığım, hep
hatırladığım bir anı oldu. Sanki gökyüzündeki yıldızlara bakıyormuşum hissi
vermişti. Sonrasında adada kahvaltı ve gezinti ile günü noktalamıştık.
Hatırlatma: İTÜ Master Takımı'nın belleğini oluşturmak için
hazırladığım sayfalara bakarken (8 Ekim 2025) daha önce yüzdüğümüz Caddebostan-Kınalıada arasındaki yüzüşümüzü aslında not
aldığımı gördüm. Demekki benim belleğim artık uyarı veriyor. Geriye doğru döngü başladı. Doğrusu bu faaliyeti kendi "Yüzme
Deneyimlerim" sayfasında değilde takımın "Faaliyetler" bölümünde yazdığımdan ve kendi yazdığım sayfada bulamayınca yazmadığımı
düşündüm. Bunu düşünürken de nasıl bu güzel etkinliği not almamışım diye de kendi kendime hayıflanmıştım. Bu konudaki yazımı aşağıdaki
bağlantıda görebiliriz:
https://web.itu.edu.tr/ergezen/yuzme/faaliyetler.html
Kireçburnu whatsapp grubunda Murat,
Kartal'dan Büyükada'ya yüzeceklerini katılmak isteyenlerin kendisi ile iletişime
geçmesini yazdı. Daha önce bu rotada yüzmediğim ve gün olarakta uygun olduğu için
katılmayı düşündüm. Boğaz whatsapp grubunda İsmail'de katılacağını yazınca hemen gruba
dahil oldum. 22 Ağustosta havuzda son antrenmanımızı yapmıştık. Bakım çalışmalarından
dolayı Ekim ayına kadar havuz kapanacaktı. En iyi ihtimal ile performans takımları 23
Eylülde antrenmanlarına başlayacaktı. Boğaziçi yarışından sonra hiç yüzmeden Çanakkale
Boğaz yarışına katıldık. O günden beri, yani 20 gündür antrenman yapmadık. Aslıhan'da
duyuruyu görünce hemen gruba dahil oldu.
Sabah (cumartesi ) 4:45'te kalkarak
hazırlandık. 5:45'te Kartal Su Sporları Merkezi'ne geldik. Katılım 30, bununda 14 kişisi
İTÜ irtibatlıydı. Eşyalarımızı tekneye bıraktıktan sonra, karanlıkta, saat 6:00 civarında
suya girdik. Herkesin güvenlik balonları (şamandıra) olduğundan yakındakileri
görebiliyorduk. Yaklaşık 20 dakika sonra hava aydınlanmaya başladı. Kendimi iyi
hissettiğimden dolayı ön grupta (6 kişiydik) yer aldım. Yarıdan sonra, adaya
yaklaştığımız sırada bir gemi geçti. Onu kısa bir süre bekledikten sonra, yüzmeye
devam ettik. Bir iki kere daha çıkacağımız yeri kontrol etmek için durduk. Yaklaşık
olarak, 3750m yüzmüştük ve 1 saat 10 dakika sürmüştü. Deniz dışarıdan daha
sıcaktı. Bazılarımız tekneyi beklerken, üşümemek için tekrar suya girdi ve orada
bekledi. Herkes kıyıya çıktıktan sonra, adada kalanlar ile kahvaltı yaptık. Aslıhan
ile birlikte bir saatlik ada yürüyüş turundan sonra eve Eren'e gitmek üzere günü noktaladık.
https://youtu.be/Evk2rmxnQW0?si=mOlr96ZLRFzubBcp
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 14 Oct 2025 Saat 19:13pm
|
2025 Ölüdeniz Açıksu Yüzme Yarışı (11-12 Ekim 2025)
Yoğun geçen günlerimizin ardından Ölüdeniz Açıksu Yüzme
Yarışı'na ailecek arabayla gittik. Bir buçuk gün Ölüdeniz'de yarışlara katılıp, bir buçuk günde yolculuk olunca
yorgunluk oldu. Cumartesi sırasıyla 3, 1, 2 kilometre yarışlarına katıldıktan sonra 4*500 erkekler bayrak
takımında yer alarak günü tamamladım. Takımımız ikiye ayrıldıktan sonra, ben bunu arılar dünyasında ki oğul verme
diyorum,[Bir kovanda arıların çoğalması veya ana arının yaşlı olması gibi durumlardan dolayı, bir ana arı kovanı terk
eder ve işçi arıların bir kısmıda onunla beraber gider. Babam da köydeyken kendi kovanları ile bilgileri bana çok
detaylı anlamıştı. ] tekrar birlikte zaman geçirmiş olduk.
Cumartesi sabah 6:00 sularında kahvaltımızı yaptıktan sonra, yarış alanına
geldik. Numaralandırma, çip ve kit alımından sonra, ilk yarışımız olan 3 kilometre yarışının başlamasını bekledik. Çiplerimizi
alırken gülerek, umarım geçen seneki gun time ve chip time zamanlarında yapılan hatayı bu sene yapmazsınız dedim. Onlarda
umarız yapmayız dediler. Bütün yarışlarda sonuçları, iki zamanıda yazarak verdiler. 8:30-9:00 arası üç kilometrelik yarış
başladı. Üç kilometre yarışına ısınma temposunda başladım. İlk beyaz başlangıç dubasını geçtikten sonra arkamdan yanıma
ODTÜ'lü gençlerden biri geldi. Onun temposunda yüzeyim dedim ama ayak uyduramadım. Birinci sarı dubaya kadar bile yanında
yüzemedim. Sonra kendi tempomda devam ettim. Üçüncü sarı duba ile dördüncü sarı dubanın ortalarında ODTÜ'lü gençi gördüm
ve geçtim. Yarışı çok zorlanmadan kendi yaş grubumda ikinci olarak bitirdim. Daha sonra bir kilometre yarışına
başladık, saat 11:00-11:30 arası olabilir, tam olarak emin değilim. Bu yarışı Serhat ile beraber yüzdük. Yarışın
bitimine doğru çok güzel bir kılıç balığı gördüm. İki üç metre aynı yönde beraber yüzdük. Bu yarışı da grubumda
birinci olarak tamamladım. 14:00 sularında iki kilometrelik yarış başladı. Yüzeceğimiz alanda, diğer yarışlardan
kalan dubalar duruyordu. Hangi dubaları döneceğimiz hakkında arkadakilerin hiç haberi olmadı. Ben bir süre öndekileri
takip ettim. Sonlara doğru beyaz dubanın yanında bir hakem teknesi, dubayı sağımıza almadan geçmemiz için bizi
yönlendiriyordu. Çünkü bu son duba değilmiş, bende önce doğrudan kıyıya doğru yüzdüm. Sonra gerçek son beyaz
dubayı görünce kıyıya paralel olarak, son beyaz dubaya doğru yüzmeye başladım. Bitirdiğimde Hulüsi beni
geçmişti. Hulüsi birinci bende ikinci oldum. Bu yarışta biraz yorulmuştum. Son olarak 4*500 bayrak takımı
yarışımız kalmıştı. Takımımız Umut, Serhat, Fuat ve Ian'dan oluşuyordu. Ama Ian sabah uçağı ile gelecekti, uçak
rötar yapınca mecburen değişim yapmak zorunda kaldık. Ian yerine Okan'ı bayrak takımına dahil ettik. Yarışı
genel sıralamada onuncu yaş grubunda ikinci olarak bitirdik. Bir günde dört yarış dört madalya ile
tamamlandı. Madalya töreni ve toplu akşam yemeğinden dolayı Eren'e ayıracak zamanım kalmayacaktı. Onun için
Pazar günü yapılacak Kelebekler Vadisi'den Ölüdeniz'e yapılacak 6 kilometrelik yarışa katılmamaya karar
verdim. Yarışa katılmama kararımı, kendimce haklı çıkarma bahaneleri üretmek için ayrıca birkaç sebep daha
yarattım: 6K yarışından sonra hemen yola çıkacaktık yorucu olsun istemedim, iki kere bu rotayı yüzdüm ve
geçen sene çok güzel geçtiğinden bu sene büyünün bozulmasını istemedim, Pazar sabahı güzel kahvaltı ve
dinlenmek istedim.
Pazar günü, Aslıhan erkenden kalkarak yarış alanına doğru
yola çıktı. Ben kahvaltıya indiğimde Eren ile anneannede kahvaltıya geliyorlardı. Beraberce keyifli bir
kahvaltı yaptık. Daha sonra Ayşegül ve abiside kahvaltıya geldiler. Kahvaltıdan sonra Eren'in ödevlerini
yapmaya başladık. Bir ara ödevi yaparken sinirlendim, sonrada kendime çok kızdım. Eren'in çok olgun ve
benden daha sağduyulu bir karaktere sahip olduğuna kanaat getirdim. Daha sonra Aslıhan'ın çıkışını görmek
için yarış alanına gittim. Yarışa katılmayıp, yarışanların çıkışını seyretmekte güzel oluyormuş. Aslıhan'ın
çıkışından sonra toparlanıp İstanbul'a doğru yola çıktık.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 11 Nov 2025 Saat 07:12pm
|
2025 TYF-Uluslararası Masterlar 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası (Kısa Kulvar) (08-10 Kasım 2025, Kırklareli)
Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'na gitmeden önce, benim için
performansımı anlamamım en iyi yolu, Kırklareli'nde yapılacak olan bu yarışa katılmak olacaktı. 10 Kasım Pazartesi
günü dersim olacağı için yarışlarımı yalnız Cumartesi Pazara sıkıştırmıştım. Aslıhan önce gelmeye karar vermişti, ama
sonra gelmek istemedi. Eren'in bir hafta sonunu daha yemek istemedi. Haftasonu gittiği jimnastikten, bir hafta daha
geri kalması iyi olmayacaktı. Takımdan da katılım azdı ve bazılarımız farklı günlerde yarışmalara katıldık.
Cuma günü okulda işimi bitirdikten sonra, eski Kırklareli-İstanbul
yolundan yavaş ve geze geze Kırklareli'ne geldim. Otelime geldiğimde Yüzme İdman Yurdu yüzücülerininde aynı otelde
kaldığını gördüm. Otelime yerleştikten sonra şehrin merkezine yürüyerek gitmek istedim. Çoğu şehirlerimizden daha iyi
planlandığını ve daha iyi kültürel yapıya sahip olduğunu sezinledim. Yolda iyi giyimli benden yaşça daha büyük olan
birine şehir hakkında sorular sordum. Adının Fevzi olduğunu öğrendiğim Köy Hizmetlerinden emekli bu beyle ayakta bir
saate yakın sohbet ettik. Sonra Hulüsi, Murat ve İrem ile buluşarak, buranın en iyi köftecilerinden biri olarak iddia
edilen köftecide yemeğimizi yedik. Sonra tekrar şehri keşfetmek amacıyla farklı yollardan otelime geri döndüm.
Cumartesi sabah, çok az kahvaltı yaparak havuza geldim. Isınma
yapmadan ilk yarışım olan 100m kurbağalama yarışına girdim. 1:40.35 ile yarışı tamamladım. Süremi beğenmemiştim, daha
iyi olmalıydı. Öğleden sonra yapılacak 1500m serbest yarışı için otele gidip biraz dinlenmek için havuzdan
ayrıldım. Yanımda bulunan bir muz, browni ve hindistan cevizli çikolatayı, yarışa kadar idare etmek için ara
öğün olarak yedim. Tekrar havuza geldim ve 1500m serbest yarışına da ısınmadan girdim. Yanımda 80 doğumlu Erkan
vardı ve hemen fark attı. Bu yarışta Erkan dahil uzaktaki diğer iki yarışmacıyı da durmadan takip ettim. Bu
yüzden durmadan kafamı salladım durdum. Dönüşler kısa ve kötüydü. Ayrıca Erkan'ın 100 metreden fazla fark
atması tabi ki iyi olmadı. Neyse ki sonuç beklediğimden kötü çıkmadı: 23:13.49. Ama bir günde iki altın
biraz içimi rahatlattı. Akşam yemeğini bu sefer diğer ünlü köftecide yaptım. Uykum olmadığından saat bire
kadar yatmadım. Bu arada Aslıhan'ın annesi aradı. Saat çok geç olunca, ben tekrar geri dönmedim. Büyük
olasılıkla babası (Aslıhan'ın dedesi) için aramıştı. Dede kötüleşince acile kaldırmışlardı. Aslıhan'a
mesaj atarak gel dersen hemen gelirim yazdım. Gece boyunca gözlerimi kapıyorum, ama bir türlü uykum
gelmiyor. Uyuyamadan sabah oldu. Ama kendimi çok kötü hissetmedim. Sabah, Aslıhan dedeyi acilden
annesinin çıkarttığını yazınca rahatladım.
Pazar sabahı kahvaltı yapmadım. Yalnız iki bardak çay
içtim. İki dilim ekmeğin arasına yağ ve reçel (bal yoktu) sürerek öğlen ara öğün olarak hazırladım. Eşyalarımı
toplayarak otelden çıkış yaptım. Havuza gittim ve ilk yarışım 200m kurbağaya katıldım. Hedef
koymadığımdan rahat yüzdüm ve 3:34.18 ile yarışı tamamladım. Sonra 400m serbest yarışına girdim. Bu
sefer dönüşlere ve etrafa bakmamaya dikkat ederek yüzmeye başladım. Hedefim 6 dakikanın altında
yüzmekti. Ve hedefimi tutturdum: 5:54.46. Rakibim ile aramızdaki farkı azaltmaya başlamıştım. Öğleden
sonra yapacağım son yarışım 200 metre karışık benim için önemliydi. Hemen hazırladığım reçelli ekmek
ile bir muz ve hindistan cevizli çikolatayı yedim. Hulüsi'ye yarışa kadar oteline gidip dinlenelim
dedim. Otele gittik 1,5 saat kadar dinlendik. Ben bir ara uyudum. Neyse bana iyi geldi. Havuza
geldiğimizde Süreyya Ahmet Kip ile biraz konuştuk. Hulüsi birincinin belli olduğunu, birincinin
Süreyya Ahmet Kip olacağını ikincininde benim olacağımı söyledi. Bende acele karar verme dedim. Yedinci
seride 3. kulvarda yarışa başladım. Yanımda 2. kulvarda, 91 doğumlu Alparslan vardı. Kelebekte
bana yaklaşık altı metre fark atmıştı, sırtta farkı biraz kapatırım diye düşünmüştüm. Sırttan kurbağaya
dönüşte farkın daha arttığını gördüm: yaklaşık 10-12 metre olmuştu. Kurbağada farkı giderek
kapatıyordum, kurbağa bittiğinde farkı kapatmıştım. Serbestte dikkatli yüzerek önde
bitirdim. Süre 3:24.25. Süreyya Ahmet Kip sekizinci seride 3. kulvardaydı ve giriş derecesi
olarak 3:22 vermişti. Yarışı bitirdiğimde güzel sonuç dedi. Bu sırada Mutlu Mimiç sağlık
görevlilerine beni araştırmalarında kullanabileceklerini söyledi. Bende yardımcı olmak
istedim, ama onların aradıkları elit yüzücülerdi. Bu sürecin sonunda Süreyya Ahmet Kip'in
yarışını izleyemedim. Soyunma odasında kendisini gördüğümde nasıl geçtiğini ve süresini
sordum. 3:24 yüzdüğünü ama salisesini hatırlamadığını söyledi. Ama seninki daha iyiydi
galiba dedi. (Süresi 3:24.78.) Bende yarış bittiğinde salisemin ne olduğunu bilmiyordum. Sonuçlar
açıklandığında salise farkıyla birinci olduğumu öğrendim. Benim için çok anlamlı bir
birincilikti. Böylece beş yarışmayı, dört altın bir gümüş madalya ile tamamlamıştım.
Tekrar Hulüsi, Murat ve İrem ile buluşarak, sonrada
Osman Hocamında katılımıyla, onların ayarladığı bir yerde akşam yemeğini yedik. Vedalaşarak
İstanbul'a doğru yola çıktım. Yaklaşık 12:30'da evdeydim ve yorgundum.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 25 Dec 2025 Saat 07:15am
|
2025 Avrupa Masterlar Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası (Kısa Kulvar) (10-14 Aralık 2025, Polonya-Lublin)
Avrupa Masterlar Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası genelde
kışın yapılıyor. Daha önce Portekiz'de yapılmıştı. Kışın olması ve ayrıca okulun en yoğun dönemlerine
denk gelmesinden dolayı gitmeyi pek düşünmediğim bir yarış oluyor. Bu sene ise uçak biletinin uygun
olması, ayrıca en azından bir kere gittim diyebilmek adına kaydımı yaptım. Bölümden gerekli izinleri
alarak hazırlıklara başladım.
Salı günü bölümde lineer cebir sınavını yaptıktan sonra
yemek yedim ve metro ile Gayrettepe'ye oradan da aktarma ile İstanbul Havaalanı'na geldim. Uçağın
kalkmasına daha çok vardı. Kısa bir süre sonra da Hulüsi geldi. Zamanında Varşova Havaalanı'na
indik. İniş ve pasaport işlemlerinin uzamasından dolayı 19:40'daki Varşova-Lublin trenine yetişemeyecektik.
20:20'de kalkakacak olan son trene yetişmek için tren istasyonuna 175 nolu belediye otobüsü ile
gittik. Belediye otobüsünde kredi kartı ile biletimizi aldık. Tren istasyonuna gittiğimizde trende
yer olmadığını öğrendik. İnternetten ve çok önceden almak doğru olurmuş. Uçağın gecikip gecikmeyeceğini
bilmediğimizden önceden bilet almamıştık. Trenlerin bu kadar dolu olacağını düşünmemiştim. Lublin'e
nasıl gidebileceğimizi oradaki insanlardan öğrenmeye çalışmaya çalıştıysak ta bir türlü
öğrenemedik. Sonradan gördüğümüz bir turist bilgilendirme bürosundan gerekli bilgileri
aldık. Tren istasyonundan bir trene binerek Lublin'e gidecek otobüs durağına geldik. Bu yer
galiba havaalanının yanındaydı. Turist bürosundaki görevli gencin verdiği saatte otobüs
yoktu. Gelen otobüslere Lublin'e gidip gitmediklerini sorduklarımızda yüzümüze bakmadan
aldığımız cevaplar "no" idi. Yaklaşık bir saattir gelen otobüslere Lublin'e gidip gitmediklerini
sorduk ve her seferinde aldığımız cevap yine "no" idi. Bize yardımcı olacak kimse bulamıyorduk. Artık
saatler ilerliyor ve biz Lublin'e nasıl gidebileğimizi çözemiyorduk. Biraz umutsuzluk
çehremizi sarmaya başladı. Sonraki günlerde öğrendik ki bu otobüslerede internetten
bilet alınıyormuş. Bir süre sonra bir otobüsün üzerinde Lublin yazısını gördük. Biletleri
kontrol eden görevliye Lublin'e gidip gitmediklerini sorduk yine "no" cevabını verdi. Biraz
daha sonra Hulüsi bu sefer şoföre Lublin'e gitmek istediğimizi sorunca önce kişi
başı 15 Zloti, sonra 50 Zloti istedi. Mecburen verdik ve sonunda Lublin'e gittik. Taksiyle
otele geldik. Saat gece 00:10 olmuştu.
Kaldığımız otel, Lublin'in "eski şehir"inin
içinde bulunan Hotel Grodzka 20'de, sabah kahvaltısı 6:30-10:30 arasındaydı. Sabah 5:00'te
kalkarak hazırlandık ve kahvaltımızı yaptık. Otelin internetini kullanarak, yüzeceğimiz
havuzun rotasını fotoğrafladım. Biraz sohbetten sonra yürüyerek, fotoğrafladığım rotayı
kullanarak 20 dakikada, yüzeceğimiz havuz Aqua Lublin'e geldik. Hemen akreditasyonumuzu
yaparak havuzda çok az da olsa ısınmaya başladık. Saat 9:00'da 100m karışık yarışı ile
ilk yarış başlayacaktı. Yarış başlar başlamaz hemen çağrı odasına gittik. Hulüsi 5. serinin
0. kulvarında bende 6. serinin 8. kulvarında yüzecektik. İlk iki seri birinci çağrı
odasında, üçüncü ve dördüncü seri ikinci çağrı odasında, beş, altı, yedi ve sekizinci
seri geniş bir alanda kendilerine ayrılan sandalyelerde oturacak şekilde planlanmıştı. Hulüsi
ilk kontrolünü yaptırdıktan sonra ilerledi, sonra ben kontrolümü yaptırdım. İlk
oturulan yerlere geldiğimde (beş, altı, yedi ve sekizinci seri serilere ayrılan yerlere)
bir türlü Hulüsi'yi göremedim. Etrafa bakınıyorum bakınıyorum bir türlü Hulüsi'yi
bulamıyorum. En öndeki gruba kaçıncı seri olduğunu sordum, yedinci seri olduğunu
söyleyince hemen oradaki görevliye 6. seride olduğumu söyledim. Beni ikinci çağrı
odasına aldı. Orada Hulüsi'yi sıfırıncı sandalyede otururken gördüm. İçim birden
rahatladı. Çok kısa bir süre sonra 5. ve 6. seriyi birinci çağrı odasına aldılar. Ben
8 numaralı sandalyeye oturdum. Hakemler hızlıca yaka kartlarımız ile sıralamamızı
kontrol ettiler. Sonra karşımda 5. seride olması gereken sıfır numaralı sandalyeye
bakıyorum, kimse yok. Bom boş duruyor. Diğer sandalyeler dolu. Halla halla Hulüsi
niye yok diye tedirgin olmaya başladım. Ben mi yanlış sıradayım. Yoo kontrol edildim, ama
neden karşımda Hulüsi yok. Bu tedirginlik yarış başlayana kadar devam etti. Sonra bizim
serinin yarışı başladı ve 1:34.95 ile yarışı tamamladım. Adımı ve süremi görünce biraz
rahatladım. Süremin yanında kırmızı olarak +26 sayısını okuyunca, hemen ilk aklima
diskalifiye mi oldum geldi. Onun ne anlama geldiğini daha anlamış değilim. Tribünlere
geldiğimde Hulüsi'ye seni bir numaralı çağrı odasında göremedim, neredeydin diye
sordum, pek anlamadı. Planımızda birinci gün yapılacak 100m karışık ve 800m serbeste
girip sonra Pazar akşamına kadar gezmek vardı. 800m serbest yarışını öğleden sonra yaparlar
diye düşünüyorduk. Elli yaş üstünü hemen 100m karışık kadınlardan sonraya koydular bu
bizim için çok güzel oldu. Tribünlerde otururken Fulya'da yanımıza geldi. Sonra
Fulya'nın yarışını seyrettik. Kadınlar 100m yarışınının sonlarına doğru, 800m serbest
yarışı için çağrı odasına doğru haraket ettik. Hulüsi 2. serinin 7. Kulvarında bende
3. Serinin sıfırıncı kulvarında yarışacaktık. Hemen birinci çağrı odasına geçtik. Bu
sefer Hulüsi karşımda 7 numaralı sandalyede oturuyordu. Yarış sırası gelinceye kadar
aynı yerdeydi ve yanındakilerle sohbet ediyordu. Özellikle Hollandalı veya Yunanlı
varsa sohbeti koyulaştırıyordu. İkinci seriyi yarışa aldılar. Bizde onların yerine
oturduk. Sıramız geldiğinde bizimde yarış başladı. Hedefim 11:37 civarı yüzmekti. Ama
yüzerken o kadar yorulmuştumki, bırakmayı düşünecek kadar zorlanıyordum. Neyse zar zor
bitirdim. Sürem 12:05.89. Antalya'da yüzdüğüm dereceden daha kötüydü.
Yarışları bitirdiğimizde hemen otele
giderek, ıslak malzemelerden kurtulduk. Sonra planladığım Lublin gezisine başladık. "Eski şehir"
içindeki tarihi yerler ile önemli turistik yerleri elimizden geldiğince gezdik. Yarış
sonuçlarını sportity uygulamasından öğrenebiliyorduk. 100m karışık ve 800m serbest
yarışını detaylı inceledim. Galiba yorgunluk, derecelerin kötü çıkmasına bir bahane
olabilirdi. Hulüsi'nin 100m karışık yarışı listede yoktu. Neden olmadığını bir türlü
anlayamadık. Bol bol tatlı ve akşam yemeğini yiyerek günü tamamladık.
Perşembe sabahı, otelde keyifli bir kahvaltı
ile güne başladık. Sohbetlerimiz arasında Hulüsi'ye, "vallahi ben seni 100m karışık yarışına
girerken görmedim. Dolayısıyla adamlar senin sonucunu vermemişler. Haklılar..." anlamında bol
bol espiriler yaptım. Sonra birden aklıma acaba bir önceki seridemi yüzdü diye aklımdan
geçirdim. Hulüsi 1:56 yüzdüğünü söylemişti. Hemen telefonundan 4. serinin çıkış listelerine
baktım. Sıfır numaralı kulvarda Haggi Toomas vardı ve süre olarak 1:21.91 vermişti. Yarışta
ise 1:56.14 görünüyordu. Bu Haggi olamazdı. Bizim Hulüsi, Haggi'nin yerine girmişti. Olay
çözülmüştü. Dakikalarca bu olaya güldüm. Sonraki bazı yarışmalara Haggi'nin katıldığını ve
verdiği süreyi yüzdüğünü gördüm. Olay kesinleşmişti. Hulüsi orada hakemlere kartını gösterdiğini
doğru sırada olup olmadığını sorduğunda hepsinin tamam dediğini söyledi. Aklıma geldikce
arada sırada ne haber Haggi demekten kendimi alamadım.
Lublin'e geldiğimiz gece, Lublin-Krakow
arasında tren bileti bulamayız diye hemen interneten çevrimiçi bilet almıştık. Tren istasyonuna
yürüyerek gidecektik. Aqua Lublin'in biraz ilerisindeydi. Hava yağmurlu olunca taksiyle gitmek
zorunda kaldık. Yaklaşık dört saatte Krakow'a geldik. Tren rahattı ama yinede yorulmuşuz. Yaklaşık
15 dakika yürüyerek kalacağımız otele geldik. Otelde yaklaşık 1 saat dinlendik. Bu arada Cumartesi
Varşoya'ya gitmek için tren bileti araştırdık ama bütün yerler doluydu. Mecburen özel otobüs
Flix'ten çevrimiçi bilet aldık. Polonya'da 16:00-16:30 arası hava kararıyor ve sabah 7:30-8:00
arası aydınlanıyordu. Gündüz gezme zamanımız çok kısıtlıydı. Havalarda soğuk ve arasıra
yağmurluydu. Hatta başım üşümesin diye, yalnız bere satan bir yerden berede satın almıştım. Önce
Wawel Kalesi'ni gezdik. İçindeki yapılar ve "eski şehir"deki yapıların büyük
çoğunluğu 13. ve 14. yüzyılarda yapılmış. Kaleyi gezdikten sonra, yemek yemek için "eski
şehir"in merkezine gittik. Dışarıda meydana kurulmuş, camekan veya plastikten kapatılmış ve
içinde ısıtmalar gaz veya elektrik sobalarıyla olan, lokanta görevi yapan yerlerden, balık menüsü olanı seçerek
birine girdik. Garsonlar şevkle ve azimle çalışıyorlardı. Özellikle belki de patron olan 25-30
yaşlarındaki kız garson çok aktifti. Hulüsi kıza hayran kaldı. Orada da keyifle yemeğimizi
yedik. Tatlılarımızı da başka bir mekanda yiyerek otele döndük.
Cuma sabahı kahvaltımızı yaptıktan
sonra "eski şehir"deki önemli tarihi yerleri gezdik. Meydanın altında bulunan Rynek Yeraltı
Müzesi görülmeye değerdi. Polonya tarihi ile ilgili her detay vardı. Çok güzel
planlanmış ve yapılmıştı. Epeyce bilgi sahibi olduk. Daha sonra güneyde kalan
tarihi yerleri gezdik. Şehir merkezinden uzak olduğu ve yeterli zamanımızın olmamasından
dolayı, Tuz Madeni Müzesi ile Auschwitz Müzesi'ni gezemedik. Akşam yemeğini bir
tezgahtarın tavsiyesi ile başka bir lokantada yedik ama soğuktan da donduk. Daha
sonra keşfettiğimiz güzel bir tatlı dükkanında keyifle tatlılarımızı yedik.
Cumartesi sabahı 6:15'te kahvaltı salonuna indik ve
hızlı şekilde kahvaltımızı yaparak, tren istasyonunun yanında bulunan otobüs garajına geldik. Zamanında
kalkan otobüs ile yaklaşık üç buçuk saat sonra Varşova'ya vardık. Metro ile de otelimize geldik. Hotel
Polonia Palace tarihi ve güzel bir oteldi. Tam karşısında da 1955'te Stalin'in yaptırdığı muhteşem
Kültür ve Bilim Sarayı vardı. 42 katlı bu binanın 30. katı seyir terasıdır. Varşova'da da
öncelik "eski şehir"i gezmekti. Otelden yürüyerek, yol üstündeki park ve eski binalara
bakarak "eski şehir"e geldik. "Eski şehir"deki tarihi yerleri gezdikten sonra akşam yemeğini
yemek için bir "Georgian" lokantasına girdik. Bütün yerler rezerve edildiğinden yer
bulamadık. Ancak bir gün sonraya yer ayırtabiliyormuşuz. Aklımızda orada kaldı. Birkaç
yerde de yer bulamayınca, birşeyler atıştırmak için, Kültür ve Bilim Sarayı'nın önünde
açılan açık yerleden ayaküstü birşeyler yeriz diye düşündük. Sonra arka sokaklarda yeni
açılmış daha çok gençlerin gittiği güzel bir mekanda yemeğimizi yedik.
Son gün, Pazar gününde Kültür ve Bilim
Sarayı'nın 30. katında bulunan seyir terasına çıktık. Binada Teknoloji ve Evrim
Müzeleri'de vardı. Evrim Müzesi'ni bulduk, ama biz Teknoloji Müzesi'ni görmek
istiyorduk. O kadar aramamıza ve o kadar kişiye sormamıza rağmen yerini bir türlü
bulamadık. En sonunda pes ederek, önce bir kafede tatlı ve kahvemizi içtik, sonrada
binanın önünde kurulmuş açık pazar yerinde değişik yiyecek ve tatlıları denedik.
Artık ayrılık zamanı gelmişti. Yarım saatlik
uçak geçikmesi ile gece yarımda İstanbul'a indik. Otobüs ile 4. Levent'e oradan taksi ile
okula ve okuldan araba ile eve gelmem saat 3:00'ü buldu. İki saatlik uyku ile Pazartesi ders
başı yapınca sonraki gün de beş saat uyuyunca ve soğuk suda yüzünce vücut iflas etti
üşüttüm. Ayrıca birikmiş işlerden dolayı da kendime gelmem bir haftayı geçti.
Sevgiler...
|
Fuat
| Gönderim Zamanı: 27 Dec 2025 Saat 08:23am
|
2025 Yılı Değerlendirmesi (26 Aralık 2025, Kavacık)
2025 yılında antrenmanlar, tekrar
eski düzenine girmişti. Keyifli antrenmanlar yapıyorduk ve katılım yüksekti. İlk
yarışımız, kendi okulumuzda öğrencilerimizin büyük emeğiyle düzenlediği "Halit
Ayar Yüzme Yarışı"ydı. Genel katılımın çok iyi olduğu ve herkesin memnun
kaldığı bir yarış olmuştu. Düzenleyen öğrencilerin büyük çoğunluğu, İTÜ
Teknik Yüzme Kulübü öğrencileriydi. Yarışlardan kısa bir süre sonra kulüp
danışmanlığını bana önerdiler. Bende yüzme ile ilgilendiğimden seve
seve kabul ettim. Ama sonradan öğrendim ki kendi aralarında iki
gruba ayrılmışlar. Uzlaşmacı da görünmüyorlardı. Özellikle İTÜ
öğrenci yüzme takımını oluşturanlar ile takımda olmayanlar arasında
ciddi bir ayrışma vardı. Her ne kadar iki tarafı da birlikteliğe davet
ettiysemde, bir türlü birliktelik sağlanamadı. Şu anda da problem olduğu
gibi duruyor. Gençler ileride yaptıklarının ne kadar gereksiz olduğunu
anlayacaklar ama bu süreci de yaşayarak görmeleri gerekiyor.
Altmış yıl yaşamış biri
olarak, nasıl geçtiğini anlayamadan, yüzmede yeni yaş grubumda aldığım sonuçlar
benim için önemliydi. Yaklaşık 10 yıldır, takımla yüzüp bu iş öğrenmeye
çalışan biri olarak artık, yüzmede hangi aşamada olduğum kendi kişisel
gelişimim için önemliydi. Bu yüzden bu yılki yarışlar, benim için
değerliydi. İlk resmi yarışım, Antalya'da yapılan TYF-Uluslararası
Masterlar Yüzme Şampiyonası'ydı. Bu yarışta aldığım dereceler
memnuniyet vericiydi. Bazı branşlarda en iyi kişisel derecelerimi
yapmıştım. Fakat bu arada takımda yönetimsel değişiklikler
oluyordu. Antrenörümüz Barış Hoca'nın son saniyeye kadar
bizi (en azından takım kaptanı ve okulun bir akademisyeni
olarak beni) haberdar etmemesi çok büyük hataydı. Artık ok
yaydan çıkmış ve antrenör kadrosu değiştirilmişti. Barış
Hoca'nın ekmeğine zarar gelmesin diye takımın bölünmesinde
bilinçli olarak sessiz kaldım En azından vicdanen rahat etmek
için. İTÜ Master Yüzme Takımı, üye sayısı anlamında ciddi
bölünme yaşadı. Şu anda yeniden canlanma dönemine girmiş
bulunuyoruz. Bölünmelere rağmen takım üyeleri arasındaki
dostluk eskisinden farksız olarak devam ediyor. En son bir
hafta önce yılbaşı organizasyonunda hep birlikteydik.
Bu sene, boğazı başan başa
adım adım yüzdük. Anadolu Feneri'nden başlayarak, boğazı 5 parçaya bölerek
her hafta kaldığımız yerden devam ederek, 5 haftada Kızkulesi'ne oradan da
Salacak'a çıkarak boğaz turumuzu tamamladık. Her bir adımını zevkle
yüzdüğümüz bir faaliyet oldu. Boğazda yüzmek zaten başlı başına çok
büyük ayrıcalık. Arada da zaten Kanlıca-Kuzguncuk rotasını devam
ettirdik. Boğaz yüzmelerinin özellikle de kuzey bölgelerinde Hakan
Komutan'ımızın emeklerini göz ardı edemeyiz. Kendi adıma komutanımaza
çok teşekkür ediyorum.
Güzel gelişmeler
yalnız havuzda değil denizdede yaşandı. İstanbul Boğaz yarışında ilk
defa dördüncü oldum. Türk rakiplerimin hepsini geçtim. Buradan çıkan
sonuç; yüzmemin biraz gelişmesinin yanında akıntıyıda iyi
kullandığımdır. Diğer durumda akıntısız bir denizde bir iki
rakibimi geçmemin şu anda imkânı yok. İlk üçte ise yabancılar
vardı. Aynı şekilde Çanakkale Boğazı'ndada dördüncü oldum. Deniz
yüzmelerine, daha önce hiç yüzmediğimiz Kartal-Büyükada arasını
yüzerek devam ettik. Deniz yüzmelerinin sonunu Ölüdeniz Açıksu
Yüzme Yarışı ile tamamladım. Bir günde dört deniz yarışına girerek
dört madalya aldım.
Yılın son havuz yarışlarını
ise Kırıkkale ve Lublin'de yaptım. Yüzme federasyonunun Kırıkkale'de
düzenlediği TYF-Uluslararası Masterlar Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası,
Polonya'nın Lublin şehrinde düzenlenen Avrupa Masterlar Kısa Kulvar
Yüzme Şampiyonası için kendimi ölçebileceğim bir yarış olacaktı. İki
yarışta da beklentilerimin altında sonuçlar aldım. Bu sonuçlarda
yorgunluğun etkisi büyüktü, ama bu türlü bahanelere de
sığınmamalıydım. Bütün seneyi göz önüne aldığımda bir önceki
seneden bir tık daha gelişme vardı. Şimdi 2026 yılına ait güzel
planlar yapmam gerekiyor.
Sevgiler...
|
|