Kıyılarında yaşıyoruz yaşamın

 

Kum taneleri gibi

 

Her an sürükleniyor bir tane

 

Bir tane daha kıyıya

 

Koklayamıyorlar yaşamın nefesini

 

Hissedemiyorlar derinlerinde

 

Martı görüyor onları ve ağlıyor

 

Ağlıyor ki gözyaşım deniz olsun

 

Ve tekrar bütünlüklerine geri dönsünler diye

 

Bulutlar çoktan vazgeçmiş, diyorlarki boşver

 

Martı ağlıyor, içindeki aşk gözyaşı, gözyaşı ise

 

Deniz oluyor

 

Aşkın elleriyle süzülüyor rüzgarda

 

Kum taneleri görmüyor onu

 

Görebilirler mi ki gözlerine gölgeden perde  düşmüş aşksız yaratıklar

 

Gerçekten ne gördüklerini biliyorlar mı onlar?

 

Bir ışık tanesinin üzerine bindim

 

Gidiyordum sonsuzluğuma

 

Işık mı bendi ben mi ışıktım?

 

Biz zaten hep aynı şeydik

 

Uçtuk sonsuzluğumuza

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bazen çiçektik, bazen arı

 

Bazen buluttuk, bazense yağmur

 

Biz hep birdik

 

Çok zaman aradık kendimizi

 

Dağlarda, denizlerde, çöllerde

 

Suretin aldanmışlığında bir bebektik

 

Oyuncaklarla oynayan

 

Esiri olduk oyuncakların

 

Hiç büyüyemedik

 

Ne zaman ki bir ışık tanesi geldi

 

Bin üzerime artık gidiyoruz dedi

 

Kaldırdık kafamızı oyuncaklardan

 

Ve şaşkınca bakındık gerçeğin çığlıklarına

 

 

 

DERİN MAVİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sessiz bir rüzgar geziniyor tenimde

 

Geçip geldiği okyonuslardan birşeyler hissediyorum içimde

 

Dalgalar melodilerini gönderiyorlar kalbime

 

Rüzgar tenimde, ruhumsa heryerde

 

Açılmış gidiyor bir gemi okyonusta güneye

 

Göç ediyor kuşlar sıcak sahillere

 

Bir aysberg kopuyor tepesinden düşüyor denize

 

Rüzgar tenimde, ruhumsa heryerde

 

Sararmış bir yaprak düşüyor yere

 

Karışıyor toprağa, ait olduğu yere

 

Bir tanesi de yeşeriyor çok ötelerde

 

Rüzgar tenimde, ruhumsa heryerde

 

Kararıyor bir gün geceye

 

Aydınlanıyor uzaklardaysa bir gece gündüze

 

Akıp gidiyor bir nehir denize

 

Aşkın kalbimde, ruhum heryerde

 

 

 

DERİN MAVİ