Kalorik

Isının yüksek sıcaklıktaki bir cisimden alçak sıcaklıktaki bir cısme akması bir sıvının, örneğin suyun, yüksekteki bir yerden alçaktaki bir yere akışına benzer. Bu nedenle ısı hakkındaki ilk teorilerde onun "kalorik" adı verilen ve sıvı gibi düşünülen bir madde olarak ele alınması şaşırtıcı değildir.

Kalorik kaybettikçe cismin sıcaklığı azalıyor, kazandıkça artıyordu. Isı akışının bir çok özelliği böyle bir sıvı fikriyle açıklanabildiği halde kalorik teorisinin deneyle uyumsuz olduğu ortaya çıktı.

Kalorik kavramına karşı en cesur fikirler genellikle Benjamin Thompson'a (Bavaria Rumford Kontu olarak da bilinir) atfedilir. Fransız İhtilalinin yayılmasından çekinen Bavaria yöneticisi ona sınırların korunması için imal edilen topların imalatını denetleme görevini vermişti. Rumford top delinirken topun, toptan kopan metal parçalarının ve delme aletinin sıcaklığının arttığını fark etti. Yani ısı, kalorik teorisine göre korunması ve birinden diğerine geçmesi gerektiği halde ortada bariz bir kalorik kaynağı olmadan hepsinde sürekli olarak artıyormuş gibi görünüyordu.

Rumford delme işinde kör bir delgi aleti kullanıldığında ortaya çıkan sıcaklık değişmelerini ölçerek nicel deneyler yaptı. Deneylerin birinde delgi aletini ve topu soğutmak için su kullanılıyordu. Rumford sudaki sıcaklık değişmesini ölçtü ve "ortada ateş olmaksızın ısınarak kaynayan soğuk suyun miktarını gören izleyicilerin yüzlerinde okunan şaşkınlığı" gözledi.

Bundan şu sonuca vardı: Sınırsızmış gibi göründüğüne göre ısı diye maddi bir şey yoktur. O sürtünme ve sürtünme kuvvetinin yaptığı iş nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

[Classical and Modern Physics. Gettys, Keller and Skove, (International Edition, McGraw-Hill, 1989), s 392.]