ÖZER KAYALI

Sevgili dozer, seninle son iki senede samimi olabildik. Keşke daha önceden samimi olsaydık demek geçiyor içimden ama demiyorum. Öyle olsaydı 4. senede herhalde gırtlak gırtlağa gelirdik. Sen şaka yaptığımı çok iyi biliyorsun.Kişinin etrafındaki insanları tanıması zaman alıyor. Bazılarıyla ilk başta güzel arkadaşlıklar kurdum zannediyorsun ama sonradan anlıyosun ki onlar beş para etmiyor.Yani sen beş para etmez adamlardan biri değilsin demeye getiriyorum.Sen etsen etsen altı para edersin. (Hehehe...Bu da şaka). Demek istediğim o ki sen benim değer verdiğim bir arkadaşımsın. Seni deney takımımıza aldığım için yat kalk haline şükret. Ben olmasam siz Özgür’le o deneyleri n.h yapardınız!.... Neyse bunları bir kenara bıratığımızda şunlar görülmektedir (lafa bak lafa) : Özer Kayalı, argo konuşma literatürünün en önemli ve hatta birinci sırada gelen değerlerinden biridir. Ben şahsen stajımı onun yanında yapmış olmakla kendimi şanslı sayıyorum.Eyvalleh, Harvi, Mutabıkız,bızaa ... onun şaheserlerinden bir kaçıdır.Yani saymakla bitmez. Onun bir tarafında kusur bulamayıp da gözlerinin acayip olduğunu söylememe inandığına hala inanamıyorum. ( Hadi yine karizmanı bozmadım.Fotoğrafına dikkatli bakan yıllık okuyucuları bunu farkedecektir.) Bir de basketbol yeteneğinden bahsetmeden geçemiyeceğim. Oğlum sen ne ballı adamsın lan, sen basketboldan anlıyorsan ben de M.Jordan’ım.Ama kimse benim bu yeteneğimi farkedemiyor. Neyse şimdi en önemli acılı nokytaya geldik. Kendimi ciddiyete davet ediyorum.Sevgili Özer, hayatta herşey istediğin gibi olsun ve attığın tüm basketler sayı olsun.. ( nasıl kafiye ama ha)
Özer

Hey de bre Trakya’lim, macirim nabarsin beya. Islacemisin diye sormiyerim, mektup degil ki bu beya.Sen benim tanidigim en bilgisayar manyagi sirinsin,pardon Trakya’lisin beya. Trakya’li olmasan durakta söylediklerini küfür zannederdim. Te be küfür de etsen gam yemicem de, neden bagirirsin anlamamki be kizan. Etraf enik encek dolu, sanacaklarki biz yeftin insanlariz beya.Hadi seni bilmem de ben ciddi bir adamim.Bir de attigin sert yumruklar geldi aklima.Be kardesim senin hiç sakan yok mu ya da varsa ayarin bozuk. Macirsin diye sana iyi niyetle yaklasirdim, bir de bakmissin yumruk omuzumda patlamis, insaf beya. Hadi agasinin kal saglicakla ömrün dolsun hep mutluluklarla.
GÜRCAN

Özer, Özer’in unutamayacagim en büyük özelligi hemen gaza gelmesi. Hadi basket oynayalim deyince geri çevirdigi pek görülmüs birsey degildir. Bir özelligi de basketboldaki yüksek yüzdeli atislari.O sizinle ayni takimda oldumu kaybetme ihtimaliniz çok azalir. Özer’in her zaman bilgisayar ile ilgili soracak bir sorusu vardir.Muhabbet konularimiz da zaten bilgisayar,basketbol ve ders geyikleriydi. Özer’le bir yere giderken yolda birisiyle karsilasir ve konusmaya baslar bir yere gittigini,sizi beklettigini unutur,konustukça konusur. Bu yüzden simdiye kadar,yemege gidip gelmemiz hep uzun sürmüstür. Özer’i severim, iyi niyetli bir insandir. Umarim mutlu ve basarili bir hayati olur.
EMRE

Özer, Duyarliligi ve düsünceliligiyle dostlugu kazandigim insana: Sen “dostluk nedir” deyince aklima gelecek isimsin. Içtenlik ve dayanismanla içimi kapliyorsun, hatta baskalarina da tasiyorsun. Sen, kendini asmaya,dolu dolu yasamaya çalisan, ”insan sicagi”ni hissettiren, zorlu ve mutlu anlarda yanimda olansin. Insanin basindan bir olay geçer, o olayi daha önce yasamis gibi hisseder veya bir film izler, içinde gezip dolasmis gibi düsünüp onun bir parçasiymis gibi hisseder. Seninle tanistigimda da bu tür bir hisse kapildim, sanki seninle çok daha önceden dosttuk. Herhalde, bende bu duyguyu uyandiran sebep sendeki sevecenlik ve dostcanliligindir. Herseye ragmen... Evet herseye ragmen dertlerini, dertlerimi paylasan dosta ne diyebilirim ki, daima yanimda ol. Senin gibi dostu bir daha nerede bulabilirim ki.
SINAN

Özer Kayalı 495009: Numarasından da anlaşılacağı gibi bir İNEK.Ulan dokuzuncu sıradan üniversiteye girmek ne demek ? He,söyle bakalım bunu nasıl başardın ? Gerçekten de sen ayrı bir klastın.Yav,bu klastın lafı da olmadı galiba. Neyse,Özer Kayalı tam bir kedi manyağı.Ne yapayım,ne zaman bir kedi görsem ulan bu özer bu kediyi şimdi ne taciz eder diye düşünür dururum.Kediler dışında bir merakın da basketbol.Aslında sen var ya sen,her türlü spora yatkınsın.Bu futbol da mı oynuyor diyorduk tam 3,4 gol birden attın bizim kaleye.Biraz insaf be.Senin beceremediğin bir spor dalı var mı ? Doğrusu zannetmiyorum.Seninle son 2 senede samimi olduk.Hemen yavşadın. Şaka. Seni deney grubumuza bile aldık. Şakirin o hallerini var ya hiç unutmayacağım. Hatırlıyor musun nasıl da kar topu oynamıştık ve ben nasıl da sinir olmuştum. Amma hırs yapmıştım o zaman.Ne kadar aptal mışım. Ulan bırak zaten hava soğuk ne delleniyon. Ama yine de güzeldi öyle değil mi ? Basket maçlarında coştukça coşan ve beni sinir ettikçe eden bu sevgili arkadaşım mühendis olacağı yerine basketçi olsaydı ya. Ama beraber yaptığımız en güzel şey de Park Ormanda havuza gitmekti.O ne güzel gündü öyle. Hava sıcak, su soğuk. Ah ulan ahhhh........................... Şimdi biz yıllığa kendimizi hatırlatacak birşeyler yazmak zorundayız. İnşallah bundan çok uzun zaman sonra bu yıllığı eline aldığında beni hatırlar ve saygıyla anarsın. Sanki ölmüş gibi konuşuyorum ulan. Tövbe, Neyse beni unutma da ne yaparsan yap. Bu arada abine selamımı söyle. Hehe, sen de bıkmışındır artık abine selam söylemekten değil mi ?
Özgür Aydın

Özer, Fakültedeki ilk günümde seninle tanistim ve ayrilmadan dört sene beraber vakit geçirdik. Ikimiz de birbirimizin en saf hallerini biliriz, hatta bunlari hatirlayinca gülmekten kiriliriz. Zaten bu dört sene boyunca seninle hep gülmekten kirildik. Seninle anlasmamizin en büyük sebeplerinden biri bu heralde. Olaylarin, baskalarina komik gelmeyen fakat bize acayip komik gelen yönlerini yakaladik. Sana strateji oyunlarini sevdirdim, seni strateji oyunlari oynamaya bizzat ben tesvik ettim. Seninle birçok ortak noktamiz olmasina ragmen tezat noktalarimiz da yok degil. Bir kere sen asiri derecede sportif bir adamsin. Özellikle basketbol oynamayi ve seyretmesini çok sevdigini söyleyebilirim. Hiç seçici degilsin, televizyondaki en iyisinden en kötüsüne bütün basketbol maçlarini izliyorsun. Türk müzigi dinledigini görmedim. Arkadas, halkimiz ne yapmis ne etmis hiç merak etmiyor musun? Ayrica hiç fazla sikintiya, kasintiya gelmiyorsun, “napalim abi” deyip geçiyorsun. Mutlu ve basarili olman dilegiyle...
Onur

Benim çok güldügümü söylerler. Ama Özer’in de en az benim kadar “gülme esigi”nde oldugunu söyleyebilirim. Özgün konusma tarzi zaman zaman alaylara konu olsa da (harbi...) Özer’i Özer yapan seylerden biri. Sadece “birtakim kisiler”in anladigi espriler yapmayi sever. Aslinda bunlara espri demek de dogru degil. Birkaç kelime sarfedip kahkahalara bogulurlar. Eger yaninda kendisiyle ayni frekansta biri oturuyorsa, ders boyunca Özer’in miriltisini dinleyebilirsiniz. Özer’i sükunete davet ettiginizde “ne diyon oolum...” seklinde bir cevap alirsiniz. Böylesine hararetli konustuklari sey çogu zaman bilgisayar veya bilgisayar oyunlaridir. Özer bilgisayarindan kopabildigi zamanlar uykusuz kalmayi göze alarak NBA maçlarini izler. Abisinin izini takip ederek girdigi bölümde yine abisi gibi Hab-1 paketini seçti. Bir aileye iki haberlesme mühendisi çok degil mi? Hayat boyu gülmen dilegiyle... Hosçakal.
Elif

email







ÖĞRENCİ LİSTESİ

| Ana Sayfa | Öğrenciler | Öğretim Üyeleri|

| Yıllık Komitesi | Haberler |

| e-mail |