MUSTAFA?

Zıp zıplayan bir top kadar canlı, fırıl fırıl dönen bir topaç gibi hareketli olan Mustafa da bizden farklı bir hormonun salgılandığı aşikardır. Zeki gibi (gibisi fazla) görünen bir hali vardır. Hiç ders çalışmaz gibi görünse de, bence tek ilgi alanı derslerdir. Hazırcevaplılığı Nasreddin Hoca ya benzer. İnsanı milletin ortasında bozmaktan hiç çekinmez.. Fıkra anlatmasını çok seven ve anlattığında güldüren bir tiptir. En önemli özelliği benim defterimin güzel kaplarının üzerine (tüm itirazlarıma rağmen) şiirler ve ilginç sözler yazmasıdır. Herkesle anlaşan konuşkan bir tiptir. Arkadaşları için oldukça fedakardır. Kendisine ömür boyu mutluluklar dilerim.

Murat Kasap

                                                                                                                          Anasayfa           Return to main page

MUSTAFA ?

İşte sınıfımızın parlak zekalı çocuğu. Okula erken gelmesiyle ün salmıştır. Bir bakıma sabahları okulu açıyorda denilebilir. Tabii ki hal böyle olunca sınıfta ön sıraları da himayesi altına alır ve gerekli gördüğü kimselere dağıtımını yapar. Derslerle pek ilgilenmez görünsede bu galiba onun taktiği. Derste bir yandan başka işlerle uğraşırken (etrafındakilerle konuşmak, onları dersten soğutmak. gibi.. ) anlatılan konuları bizden daha iyi anladığı da bir hakikattir. Keskin bir hafızaya sahip olan bu arkadaşımızın bilmediği şey yok ise de, bilmediği konular hakkında da yorum yapmakta (mantıklı ve doğru olarak) yapmakta üstüne yoktur. Hazırcevaplılığı meşhurdur, karşısındaki kişiden kesinlikle lafını esirgemez. Bir yıl boyunca aldığı dersleri 1-2 saat gibi kısa bir sürede tekrar ederek sınavlara çalışması, zeka derecesi hakkındaki en iyi ip ucudur. Dışa pek vurmamasına rağmen sınav sonuçlarını meraktan mide krampları geçirir. Umarım mutluluğun ömür boyu sürer.

Murat Karadayı

 

MUSTAFA ?

Derslerde ön sıraların vazgeçilmez ve değişmez siması MUSTAFA. Gerçekten de 4 senelik okul hayatımızda bu istikrarını büyük bir dikkatle sürdüren ve bu rekoru elinde bulunduran nadir arkadaşlarımızdan biridir. Eğer mustafa okula geldiğinde kantinde oturmuyorsa onu bulmak çok kolaydır, ya bilgisayar odasında ya da kütüphanededir. Zaten başarısının temelinde bu iki unsur bulunmaktadır. Çoğu “Bilgisayar biliyorum” diyenden çok daha iyi bilgisayar bilgisine sahiptir. Otobüsle gidiş gelişlerimde bana yol arkadaşlığı da yapan Mustafa’ ya sevgilerle. Her şey gönlünce olsun.

Nezih Erolan

 

WHO IS THIS LITTLE KID?

When I met him first, I thought that this junior High School boy got lost, and was trying to find his way out of ITU corridors. This kid could not be old enough to be a student at a University...at least that is what I thought. "Appearances are deceptive" as said, I was proven to be wrong soon, besides he kept the habit of proving me wrong for 4 years afterwards. What made him special was (and still is) because of his two outstanding aspects, one of which is his purity, or should I say honesty, and his mantal power is the other. This little kid, somehow, managed to keep his innocence from the day he was born. As for his mental power...Well, he is the one who graduated as a chemist by preparing to the exams at breaks. You could not see him studying hard, because he did not. Instead he knew how to study smart. When in the library, he would be interested in Hayyam's poetry, bugging us jerks with those poems. He would do that when we guys were studying chemistry. He was totally impartial about the examinations. You would see him put that poetry aside for a couple of minutes, to settle the dispute amoung us chemistry lovers. Damn! he was right! It did not make sense at all...How could someone know chemisty better by reading Hayyam's poetry? Darn it! He is doing his doctorat's these days. I bet you a million dollars that he still is reading poetry when he is supposed to be studying chemistry. How do I know? Well, check his web page out, you will agree with me. I'll be refering to him as Dr.Mustafa soon. Let me tell you about myself a little bit. I am one of Mustafa Ozcan's best friends. I guss he likes me, sometimes. That is enough about me, for I am that much important..he he he.. I think I am lucky to have him as my friend. I like you Mr, and I always will.

Ahmet Cevdet