Geçen Aydan Kalanlar         Taner Derbentli

            
KÖKLER    (26 Mayıs 2017)     
    
Alex Haley’ nin 1970’ li yıllarda yazdığı Kökler (Roots) adlı kitaba dayanarak yapılan aynı adlı dizi o yıllarda çok büyük bir ilgi ile izlenmişti. Dizi, Haley’ nin büyük dedesi Kunta Kinte’ nin Afrika’ dan Amerikaya köle olarak getirilmesi ile başlayıp, ailesinin iki yüz yılı aşan serüvenini anlatıyordu. Kuşkusuz bu diziyi ilgi çekici kılan hem ailenin yaşadığı olaylar, hem de ailenin o günlerden bu günlere gelirken içinde ve dışında olan değişiklerdi. Merak edenler kitaba veya diziye bir biçimde erişebilirler.
    
Yabancı biriyle ilk karşılaştığınızda size nereli olduğunuzu sorarlar. Ne cevap vereceğimi bilmediğim için bu sorudan pek hoşlanmam. Baba tarafından dedem, babaannem ve çocukları, 1924 yılında büyük mübadele ile Kavala’ dan gelip, Samsun’ a yerleşmişler, nüfus kaydım da Samsun’ dadır. Anne tarafından dedem Arapgir’ lidir, anneanem ise Erzurum’ ludur. Muş’ ta doğdum, Ankara, Diyarbakır, Samsun, Winnipeg (Kanada), Minneapolis ve İstanbul’ da yaşadım. Şimdi siz söyleyin ben nereliyim? Bu soruyu genellikle Anadolu’ luyum diye yanıtlarım ama kimse tatmin olmaz.
    
Ne yazık ki çoğumuz, dedelerimizden (büyükannelerimizden) öte köklerimizi pek bilmiyoruz. Oysa bu kökler hem geçmişimizi anlamak bakımından, hem de içinde barındırdığı türlü öyküleri öğrenmek bakımından yararlı olabilir. Kaçımız bir aile ağacı yapmayı denemiş veya yapmak isteyip başarıya ulaşabilmiştir? Özellikle Anadolu gibi büyük göçlerin ve savaşların yaşandığı topraklarda böyle bir çabanın zor olduğunu biliyorum. Ben bunu kendi ailem için yapmayı denedim ama baba tarafında dedemden, anne tarafında ise dedemin dedesinden öteye gidemedim. Ancak bu uğraştan çok büyük bir keyif aldığımı, çok şey öğrendiğimi, bazıları beni gülümseten, bazıları hüzün veren birçok öyküyle karşılaştığımı belirtmeliyim. Ailemin en tanınan isimleri annemin iki dedesidir. Dr. Abdullah Cevdet , aydınlanma öncülerinden, şair, gazeteci, çevirmen, düşünürdür. Şükrü Bey ise bir dönem Erzurum Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Beni en çok etkileyen iki öykü ise anneanemin ve büyük Behiye Halamın öyküleridir. Anneannem 41 yaşında dokuz çocuk doğurduktan sonra, büyük Behiye Halam ise çocuk yaşta Irak’ a gelin gittikten kısa bir süre sonra yaşama veda etmişlerdir. Kadına bakış açım ve sevgim, büyük ölçüde bu iki acı öyküyle biçimlenmiştir.
    
Kökler insanları birleştirici olmalıdır. Çünkü genellikle yaşanmış olan hayatlar, kavgalar, savaşlar, acılar ve bunlardan süzülüp gelen öyküler, türküler, şiirler, ağıtlar bizim için derslerle doludur. Ne yazık ki kökler günümüzde ırk, din ve mezhep kavgaları için bir neden oluşturmaktadır. Okumanız önerisiyle, Amin Malouf’ un yazdığı iki kitabın adını vereceğim. Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan, Çivisi Çıkmış Dünya ve Ölümcül Kimlikler.
    
Ben her insanın köklerini iyi bilmesinden, başkalarının köklerine saygı göstermesinden ve kendi köklerinden her zaman gururla söz edebilmesinden yanayım.